Jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki hareketler döviz ve ticaret dengelerini yakından etkiliyor. İkinci çeyrekte enerji ithalatında belirgin bir artış yaşansa da, ihracat tarafının güçlü performansı dış ticaret dengesinin iyileşmesini sağladı. TCMB’nin blog yazısında değerlendirildiği üzere, sıkı para politikası iç talebi sınırlarken enerji dışı ithalat üzerinde baskıyı azaltarak dengenin lehine işledi.
Uzun süredir tartışılan bu dinamikte, enerji maliyetlerindeki yükselişin cari açığa doğrudan yük bindirdiği dönemler ile şu anda görülen farklı tablo arasında bir ayrım dikkat çekiyor. Enerji fiyatları ile net enerji ithalatı arasındaki güçlü ilişkiye rağmen, cari işlemler dengesi enerji faturasıyla sınırlı kalmıyor; ihracat performansı, hizmet gelirleri ve iç talep gibi birçok değişken bu dengeyi belirliyor.
İhracatın gücünü sürdürmesi enerji tarafındaki baskılara rağmen ikinci çeyrekte ihracat hem yıllık hem de çeyreklik olarak güç kazandı. Savaşın bölgede yarattığı belirsizlikler ve teslim sürelerindeki uzamalar küresel tedarik zincirlerinde yeniden yönlenmelere yol açtı; bu durum Türkiye’yi talebi Avrupa kaynaklı ve ihtiyati alımlarla karşılayan bir konuma taşıdı. Ayrıca savunma sanayinde yapılan yatırımların ihracata katkısı da dikkat çekti; payı artan yüksek katma değerli üretim, toplam ihracat içindeki payını artırdı.
İthalatta yapısal değişim dış ticaretin dengelenmesinde önemli rol oynadı. İkinci çeyrekte enerji kaynaklı ithalattaki artış, enerji hariç ithalatı sınırlayarak dengenin lehine destek oldu. Mal grubu bazında ara malları ithalatı çoğunlukla sabit kalırken, yatırım ve tüketim malları ithalatında daralma görüldü; bu tablo iç talebin zayıf seyrini ve buna bağlı talep artışlarının da sınırlı olduğunu gösteriyor. PMI göstergeleri üretimdeki yavaşlamayı işaret ederken, ihracat talebine yönelik iyimser beklentilerin arttığına da vurgu yapıyor.
Sıkı para politikası ve enflasyona karşı duruş ile enerji dışı ithalatın sınırlanması, dış ticaret dengesinde iyileşmeyi destekledi. Enerji fiyatlarındaki artışın etkisinin bir miktar azaldığı ve iç talep açısından toparlanmanın sınırlı kaldığı bu süreç, jeopolitik risklerin azalmasıyla enerji fiyatlarında görülen normalleşmenin de etkilediği bir görünüm sunuyor. Bu bağlamda, ima edilen yukarı yönlü riskler önceki aylara göre zayıflamış durumda.
