Yaşanan jeopolitik gerilimler, dünya piyasalarında tarımsal hammadde maliyetlerini hızla artırırken, üreticiler de artan giderlerle başa çıkmaya çalışıyor. Üretimin temel kalemleri olan mazot ve gübredeki hızla yükselen fiyatlar, tarla işlerinden hasata kadar olan süreçleri baskı altına alıyor. Üreticilerin karşı karşıya kaldığı maliyet baskısı, sadece kendi karlılığını etkilemiyor; tüketici ve ülke ekonomisi için de dolaylı sonuçlar doğuruyor.
Arz sıkıntısı ve fiyat yüksekliği olarak özetlenen mevcut tablo, bölgede yaşanan çatışmaların ardından enerji ve hammadde tedarikinde kırılmalar yaratıyor. Özellikle üretim ve lojistikte kritik rol oynayan petrol ve gübre girdilerinin maliyeti, ülkelerin bütçelerini zorlayacak düzeylere ulaştı. Son 25 günde, ülkeler için maliyetler %40 ile %100 arasında artış gösterdi. 27 Şubat’ta ton başına 482.50 dolar olan üre fiyatları, mart itibarıyla yaklaşık %50 artarak 720 dolara yükseldi ve yakın gelecekte 780 doları zorlayabilir görünen bir seyir izliyor. Benzer şekilde, Orta Doğu çıkışlı amonyak fiyatları da %24 artışla 600 dolar bandına yaklaşmış durumda.
Uzmanlar neler diyor? Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, çiftçilerin maliyet yükünü dile getirerek: “75-80 liraya mazot alıp üzerine 35-40 bin liraya gübre eklediğimizde ton maliyeti nasıl karşılayacağız?” şeklinde kaygılarını paylaşıyor. Türkiye’nin kimyevi gübreye bağımlılığı yüksek olduğundan, savaş koşulları altında bu maliyetlerin iki katına veya daha fazlasına dayanması bekleniyor. Üstelik temel desteklerin güncellenmesi, hem üreticiye hem de tüketiciye fayda sağlayacak bir teşvik olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Süleyman Soylu ise, gıda üretim deseninin gübre ve mazot maliyetleriyle yakından bağlantılı olduğunu vurgulayarak, destek mekanizmalarının hayata geçmemesi halinde ekim deseninin de değişebileceğini belirtiyor.
Bir sonraki 25 günün etkileri olarak öne çıkan başlık, Hürmüz Boğazı’ndaki hareketlilik. Körfez’in bu kritik geçişi, dünya enerji arzında sıkıntı yaratırken, mazot ve motorin fiyatlarını da yukarı taşıyor. Hürmüz bölgesindeki tedarik kesintileri, dünyanın %25 petrol sevkiyatını ve önemli bir kısmı gübre akışını etkiliyor. Bu durum, küresel nitratlı gübre arzının %38’ini ve fosfatlı gübre arzının %20’sini tehdit ediyor. Türkiye özelinde de mazot maliyetlerindeki artış, ilkbahar tarımı ve hasat planlarını baskılamaya devam ediyor. Ocak ayında 53-58 lira bandında olan motorin fiyatı kısa sürede 78 liraya yükseldi ve üretici için maliyet farkı %40’ı aştı. Üre ve amonyak fiyatlarındaki artış, gübreleme ve ekim dönemlerinde ek mali yükler olarak karşılık buluyor.
Acil destek paketleri üzerinde çalışmalar sürüyor İspanya, tarımda acil destek paketine yönelerek mazotta ek indirim ve gübre için ek bütçe sağlayacağını açıkladı. Amerika’da gübre konusunda fark edilebilir bir artışa işaret eden çağrılar yapıldı ve İtalya da artan maliyetler karşısında ek destek planları geliştiriyor. Bu gelişmeler, ülkelerin tarımsal üretim güvenliğini artırmayı hedefleyen politika adımlarını hızlandırıyor.
