PİRANA KİDA, MKE’nin kara ve hava çözümlerinin ötesinde deniz sınıfında da yenilikçi teknolojiler geliştirdiğini gösteriyor. Bu prototip, asimetrik harp koşullarında basit, etkili ve uygun maliyetli bir yaklaşımı benimseyerek envantere girdiğinde Deniz Kuvvetleri’nin vurucu gücünü güçlendirecek.
Geleneksel farkındalıkları aşan bir şekilde hedefi iz bırakmadan yok etmek üzere tasarlanan PİRANA, sürü halinde hareket ederek radar ve savunma sistemlerinin dikkatini dağıtma kapasitesine sahip. Düşük radar kesitli kabuğu ve özel kaplaması sayesinde hedef üzerinde bulunan harp başlığıyla görünmez bir etki yaratıyor ve düşmanı etkisizleştiriyor. RF ve SATCOM iletişim yetenekleri sayesinde uzaktan kumanda ile veya tamamen otonom modda çalışabiliyor; uydu üzerinden kontrol, coğrafi sınırlamaları ortadan kaldırarak görevleri binlerce kilometre uzaktan sürdürülebilir kılıyor. Böylece operasyonel menzil tartışması tamamen ortadan kalkıyor.
Hız ve manevra kabiliyeti 40 knotun üzerinde bir sürat ve yüksek manevra kapasitesiyle kritik anlarda hızlı müdahale imkanı sunuyor. 100 kilogramlık harp başlığıyla 200 deniz milini aşan görev menzili, uzun menzilli operasyonlarda etkinliğini artırıyor.
İHA ve insansız deniz aracı entegrasyonu 2025 yılında yapılan testlerde PİRANA, yaklaşık 3,5 metre boyutundaki hedefe tam isabetle vurdu. Ayrıca insansız hava araçlarıyla entegrasyonu, Türkiye’nin bu alandaki kabiliyetlerini güçlendirdi. Haziran 2025 fişeklemelerinde TCG Anadolu, Bayraktar TB3 ve PİRANA KİDA arasında veri alışverişi kuruldu; PİRANA, başlangıçta komuta kontrol istasyonundan, sonra gemiden havalanan TB3 üzerinden yönetildi ve hedefe hassas vuruş gerçekleştirdi. Bu test, insansız hava araçlarının insansız deniz araçlarını kontrol edebilme potansiyelini net şekilde ortaya koydu. (DHA)
