Tarım ve Orman Bakanlığı, 2025 yılını yaklaşık 1.4 milyonluk bir gıda denetimi rakamıyla kapatmayı hedeflerken, tüketicinin güvenliğini artırmak için yeni uygulamaları hayata geçiriyor. Her parti ürüne analiz gerekliliği başlığıyla başlayacak olan düzenleme, 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren değişikliklerle palm yağı ve türevlerinde gıda bulaşanlarına karşı izlenecek adımları netleştiriyor. Bu kapsamda ithal edilen palm yağı ve türevlerinde çeşitli bulaşanlar için her parti üründen numune alınacak ve 3-MCPD ile glisidil esterleri (GE) limitleri incelenecek. Bitkisel yağlarda eskiden sadece bazı ürünler için belirli analiz sıklıkları uygulanırken, artık bulaşanlar açısından yüzde 100’e varan bir analiz periyodu uygulanacak.
Analizler, Türkiye sınır noktalarına gelen yağ taşıyan kamyon, gemi ve tır gibi araçlarda yapılacak ve elde edilen sonuçlar belirlenen limitlere uyuyorsa ürünlerin Türkiye içine geçişi sağlanacak. Aykırı bulunan ürünlerin ithalatına ise kesinlikle izin verilmeyecektir. Bu uygulama ile kaliteli ham madde akışının güvenceye alınması ve zararlı yağların gıda sanayisine girmesinin önlenmesi hedefleniyor. Böylece kek ve cips gibi ürünlerde bu maddelerin riskine karşı önlem toplumun başında alınmış olacak.
Yurt içinde de bu analizler tüm yağ sanayisi kuruluşlarında uygulanacak; üretim, işleme ve ticaret zincirinin her aşamasında gıda güvenliği odaklı denetimler güçlendirilmiş olacak.
Palm yağı küresel üretimin başında ve dünya genelinde 75 milyon tondan fazlası üretilen bir yağ türüdür. En önemli üreticiler Endonezya ve Malezya olup Türkiye, Hindistan, Çin ve Hollanda’yı takiben yıllık yaklaşık 1 milyon tonla dördüncü büyük ithalatçı konumunda yer almaktadır. Günümüzde palm yağı, özellikle yağlı ve işlenmiş hazır gıdaların içeriğinde sıkça bulunur. Yüksek sıcaklıkta işlenmesi nedeniyle bu yağın bazı sağlık riskleriyle ilişkilendirildiğini söylemek mümkün; bu nedenle kalp ve damar hastalıkları ile obezite riski göz önünde bulundurulduğunda denetimlerin güçlendirilmesi zorunlu hale gelmiştir.
