Otomotiv Sanayii Derneği, Hurdacılık Teşviki Hakkında Açıklama Yayınladı

otomotiv-sanayii-dernegi-hurdacilik-tesviki-hakkinda-aciklama-yayinladi-kFLPrXiw.jpg

Otomotiv sektörü, 2025 yılını değerlendirirken kayda değer büyümeler kaydetti. Eroldu, 41,5 milyar dolarlık ihracat ile şimdiye kadarki en yüksek dış satış rakamına ulaşıldığını söyledi ve hafif ticari araçlarda 435 bin adetlik üretimle tarihsel bir rekorun kırıldığını vurguladı. Ayrıca Avrupa pazarında otobüs ve minibüs üretiminin de önemli bir merkez olarak konumunu sürdürdüğünü belirterek, 12 bin 655 adetlik üretimle bu alanda da en üst düzey ihracat rakamına ulaşıldığını aktardı. Bu üç temel gösterge, 2025’i otomotiv sanayisi açısından önemli bir dönüm noktası olarak ortaya koydu.

Toplantılarda sıkça dile getirildiği üzere, otomotiv sektörü Türkiye’de yatırım yapmaya devam eden, büyük projeler hayata geçiren bir sanayi olarak öne çıktı. Eroldu, 2025 yılının bu yatırımların somut sonuçlarını aldığı yıl olduğuna işaret etti. Sektörler bazında ihracat verilerini incelediğimizde otomotivin lider konumunu güçlendirdiğini ve Türkiye’nin toplam ihracat içindeki payının 16,5’ten 17,6’ya yükseldiğini belirtti. Bu artış, sektörün Türkiye ekonomisindeki öneminin bir kez daha altını çizdi.

Veri analizine göre, kilogram başına ihracat alanında da otomotiv sanayinin ülke ortalamasının üzerinde performans sergilediğini görmekteyiz. 2025 verilerine göre, ana sanayinin kilogram başına ihracat değeri 12,19 dolardan 13,10 dolara yükseldi; toplam sanayide ise bu değer yaklaşık 1 dolar artışla 8,3 dolardan 9,1 dolara çıktı. Bu gelişme, sektör için olumlu bir göstergedir.

OSD Başkanı olarak Eroldu, rekabetçilik kaybının orta vadede risk oluşturabileceğini belirtti ve otomotiv yatırımlarının artırılmasının iç pazarda yerli üretimin payını yükselteceğini vurguladı. Ayrıca verimlilik odaklı çalışmalarla rekabet gücünün korunmasının kritik öneme sahip olduğuna değindi. Hazine ve Maliye Bakanı’nın benzer görüşleriyle uyumlu bir şekilde, devletin tüm yükü tek başına taşımaması gerektiğini savundu ve sektörün kendi içinde verimliliği artırma imkânlarını kullanacağını ifade etti.

Made in EU konusunda Avrupa Komisyonu’nun taslağı ile ilgili olarak Türkiye’nin bu durumun olumsuz etkilenmesini beklemediğini, ancak bu konunun dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin AB içindeki ticari dinamiklere dair karşılıklı ve dengeli bir yapı kurulduğunu belirterek, Türkiye’nin AB için önemli bir üretim ve komponent merkezi olduğuna vurgu yaptı. AB’nin Türkiye’ye karşı rekabet avantajını korumasının karşılıklı güvene dayandığını ifade etti.

2025’te elde edilen başarılar 2026’da da sürdürülmeli diye konuşan Eroldu, 2025 yılında üretim ve ihracatta yaklaşık %4 artış, toplam ihracatta dolar bazında %12’lik değer artışı ve pazarda %10’luk büyüme kaydedildiğini belirtti. Kapasite kullanımında yaşanan daralma sinyallerine rağmen yatırımların sürmesi, toplam üretim rakamını 1 milyon 419 bin olarak ortaya koydu. Bu yıl elde edilen olumlu sonuçların, 2026 için de benzer bir performansla tekrarlanabileceğini öngördü.

Hurda teşviki konusunda bir belirsizlik bulunduğunu ifade eden Eroldu, şu anda talep olmadığını, fakat emisyon azaltım politikaları ve parkın yenilenmesi kapsamında uzun vadeli bir planlamanın otomotiv sanayisine fayda sağlayacağını belirtti. Bu yaklaşımın, verimli üretim hedefleriyle uyumlu olduğunun altını çizdi.

Exit mobile version