Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan alınan bilgiler doğrultusunda 2025 gelirleri için beyannamelerin son teslim tarihi 31 Mart’a yaklaşırken, beyan süreci tüm gelir kalemlerini kapsayacak şekilde netleştiriliyor. Gelir unsurları arasında kira gelirleri, ücret ve maaşlar, menkul sermaye iratları ile değer artış kazançları bulunan mükelleflerin doğru ve eksiksiz bildirim yapmaları büyük önem taşıyor.
GİB’in yapay zeka destekli sistemleri, mükelleflerden gelen beyanlarla gerçek faaliyetleri karşılaştırarak tek merkezden izlemeyi mümkün kılıyor. Banka ve finansal kurumlardan elde edilen veriler ile kamu ve özel sektör verileri bir araya getirilip entegre ediliyor; bu sayede para akışları, tahsilatlar ve işlem hacimleri üzerinden sapmalar belirlenerek beyan dışı kazançlar daha kolay ortaya çıkarılıyor.
ZARAR BEYAN EDENLER VE DÜŞÜK MATRAH BEYANNAMELERİ sistemi, beyan edilen gelir ile elde edilen kazanç arasındaki uyumsuzluklar, olağan dışı ciro değişimleri ve sektörel gerçeklerle uyum göstermeyen finansal hareketleri analiz ederek dikkat çekici sapmaları işaretliyor. Sürekli zarar gösteren işletmeler, matrahsız veya düşük matrahlı beyannameler sunanlar ile banka ve POS verileriyle beyanı arasındaki farklar öncelikli inceleme konusu olarak belirleniyor ve uzun vadeli zarar tabloları risk göstergesi olarak değerlendiriliyor.
GAYRİMENKUL PİYASASININ İNCELENMESİ MEVA Projesi kapsamında piyasa hareketleri ayrıntılı şekilde değerlendiriliyor. Taşınmazların konumu, imar durumu ve bölgesel arz-talep dengesi ile ulaşım olanakları ve sosyoekonomik göstergeler bir arada inceleniyor. Uydu verileri, tapu kayıtları ve coğrafi bilgi sistemleriyle karşılaştırılan veriler, piyasa değerlerinden sapmaların tespit edilmesini ve emsal analizlerle fiyat tutarlılığının sorgulanmasını sağlıyor.
KİRA GELİRLERİ ÜZERİNE DENETİM alanında yapılan saha çalışmalarıyla kira beyanlarına zemin oluşturan gerçek kullanım durumları doğrulanıyor. Kiracı ve ev sahipleriyle yapılan görüşmeler, abonelik verileri ve tüketim yoğunluğu gibi göstergelerle çapraz kıyaslanıyor. Bu sayede beyan edilen kira gelirleri ile fiili kullanım arasındaki uyum değerlendiriliyor; düşük beyan veya hiç beyan edilmeme gibi riskli durumlar tespit ediliyor.
TEMETTÜ VE KAR PAYI GELİRLERİNDE UYUM TAKİPTE merkezi kayıtlardan elde edilen verilerle hisse işlemleri ve temettü dağıtımları analiz ediliyor. Gelir akışları, portföy hareketleri ve işlem hacimleri üzerinden karşılaştırmalar yapılırken, beyanlarda eksiklikler ve riskli işlemler belirleniyor. Özellikle yüksek gelir grubundaki mükellefleri kapsayan bu süreç, gelir sürekliliği ve yatırım davranışlarının incelenmesini içeriyor.
Vergi Gönüllü Uyumunun Artırılması konusunda Bakan Şimşek, eksik ya da hiç beyanda bulunmayan mükelleflere yönelik uyarılarını yineliyor; beyanlarla gelir arasındaki uyumsuzlukların hızlı ve etkili bir şekilde tespit edilebildiğini vurguluyor. Son gün yoğunluğunu beklemeden beyanları gözden geçirmenin ve eksiklikleri tamamlamanın, cezai işlemlerden kaçınmanın en güvenli yolu olduğunu belirtiyor. Dijitalleşme ve yapay zeka odaklı denetim altyapısının şeffaflığı, adaleti ve etkinliği güçlendireceğini vurgulayan Şimşek, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade ediyor.
