Kolonya Satışlarında Bayram Hareketliliği: Satışlar Coşuyor ve Perakende Canlanıyor

kolonya-satislarinda-bayram-hareketliligi-satislar-cosuyor-ve-perakende-canlaniyor-BVXxNTye.jpg

Bayram ziyaretlerinde yoğunlaşan kolonya kullanımı, sadece hoş kokusu nedeniyle değil, hijyen ve temizlik amacıyla da sık tercih edilen bir ürün olarak öne çıkıyor. Eyüp Sabri Tuncer Yönetim Kurulu Başkanı Engin Tuncer’in açıklamalarına göre, bayram öncesi dönemde kolonya satışlarında belirgin bir hareketlilik yaşanıyor; Ramazan Bayramı yaklaşırken perakende sektörünün talebi artıyor. Perakende yapanlar genelde bayramdan 4-6 hafta önce siparişleri artırmaya başlar ve özellikle son iki hafta satışlar hızlı şekilde yükselir. Bayram ziyaretlerinde kolonya ikramı köklü bir gelenek olduğundan ev kullanımıyla birlikte hediyelik alımlar da çoğalır.

Tuncer, kolonya kültürünün misafir ağırlama geleneklerinden otobüs yolculuklarına, restoran ziyaretlerinden hasta ziyaretlerine kadar pek çok durumda yerleştiğini belirterek, bu döngünün sürekli olarak temizlik ve hijyen imkanı sunduğunu vurguluyor. Zamanla bu alışkanlık kültürün bir parçası haline geldi ve bayramlar için güçlü bir sembol olarak öne çıktı. Özellikle bayram dönemlerinde satışların normal döneme kıyasla yaklaşık yüzde 40-50 artış gösterebildiğini, bu yıl için de satış ivmesinin oldukça kuvvetli olduğunu ifade ediyor.

Türkiye genelinde kolonya tüketimi 2025 yılında 30 milyon litre düzeyinde kayda geçti Tuncer, 2025 yılında kolonya pazarının dengeli ve güçlü bir performans sergilediğini belirterek, “Türkiye genelinde tüketim ölçülebilir pazar verilerine göre 30 milyon litre seviyesinde gerçekleşti. Yıl boyunca da bu seviyenin korunması bekleniyor. Bu dönemde iç pazarda olduğu kadar ihracatta da büyüme devam ediyor ve bu trendin süreceğini öngörüyoruz.” dedi. Pandemi sürecinde kolonya artık yalnızca bir ikram ürünü değil, günlük hijyenin bir parçası haline geldi. Şu an iki yönlü bir tüketim söz konusu: Bir yandan sürekli kullanılan hoş koku ve ferahlık veren bir ürün; diğer yandan bayram dönemlerinde kültürel bir simge olarak öne çıkıp satışları artıran bir öğe.

Kolonyanın kökeni 19. yüzyıla uzanırken Türk kültüründe önemli bir yer edindi. Osmanlı döneminde Avrupa’dan gelen esanslarla tanınırlığı artan kolonyanın geçmişi, Eyüp Sabri Tuncer’in adıyla kurulan işletmenin adını taşıyan bir dönemeç oldu. 1936’da kendi dükkanının tanıtımını yapmak amacıyla broşürler dağıtılırken ve kolonyayı bedelsiz olarak dağıtarak müşterilere kokuyu tattırmak hedefleniyordu. Ankara Garı’na yolculara ikram ederek kullanımı hakkında bilgiler veriliyor ve böylece hızla popülerleşme sağlanıyordu. 1960’lı yıllarda Türkiye’de ilk yerli esans üretimi gerçekleşiyor ve Eyüp Sabri Tuncer ailesinin yolculuğu, Türkiye’de esans üretiminin gelişiminde önemli bir adım olarak kayda geçiyor. Bu süreç, ülkenin misafir ağırlama kültürünün vazgeçilmez bir parçası haline gelmesini tetikledi.

50’ye yakın farklı koku seçeneği Tuncer, kolonyalarda mevcut olan çeşitliliğin zamanla arttığını ifade ediyor. 1936’da yasemin, hanımeli ve limon gibi kokular vardı; sonraki dönemde tütün, lavanta ve hatıralar gibi seçenekler ekonomik ve kültürel deneyimlere uyum sağladı. Bugün ise mandalina, Japon kiraz çiçeği, okyanus, Ayvalık zeytin çiçeği gibi klasik kokularla birlikte oud esansları, manolya, yasemin ve amber gibi trend kokularını içeren yaklaşık 50’ye yakın seçenek mevcut. İstanbul’un Kokuları serisi gibi özel koleksiyonlar da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Sektörün fiyat dengesi ve verimlilik rolü Tuncer, kolonyanın fiyatlarının diğer ürünlere göre daha dengeli kalmasının arkasında Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve yüksek yerli üretim oranı bulunduğunu belirtiyor. Ham madde maliyetlerinin, özellikle dövize bağlı etil alkol ve esans maliyetlerinin zaman zaman fiyatlara yansıdığına dikkat çekse de sektör genel olarak verimlilik ve ölçek avantajları sayesinde fiyatları ulaşılabilir seviyelerde tutmayı başarıyor. Eyüp Sabri Tuncer ailesi, 1923’ten beri faaliyet göstererek Türkiye’nin hijyenik üretim ve dağıtımı konusunda uluslararası standartlara uygun bir profil sergiliyor. Balıkesir’deki yaklaşık 1,3 milyar lira değerinde yeni etil alkol üretim tesisi yatırımı ise yıllık 50 milyon litre kapasiteyle ülkenin ihtiyacını karşılamayı hedefliyor ve yerli hammadde erişimini güçlendirecek bir adım olarak görülüyor.

Exit mobile version