Yücel şu sözleriyle, Türkiye’nin altın rezervlerinin potansiyelini vurguluyor: 6 bin 500 tonluk bir potansiyel mevcut değere karşılık geliyor, ve teknolojideki ilerlemeler ile doğru politikalar bu sayıyı 10 bin tona taşımak için bir kaldıraç yaratabilir. Bu güç, ülkenin ekonomik çerçevesini köklü biçimde değiştirme kapasitesine sahip.
Üretim rakamlarına bakıldığında Türkiye’de yıllık altın üretiminin yaklaşık 28 ton olduğu öne sürülüyor. Yücel’e göre, yastık altında bulunan altın miktarı 6–8 bin ton aralığında değerlendiriliyor ve kendisi 8 bin ton tarafında olduğunu belirtiyor. Bu durumda kişi başı yaklaşık 100 gram altın düşüyor. Ayrıca kısa vadeli bakışla, 2025 itibarıyla Türkiye’nin yıllık üretimi 28 ton olarak öngörülüyor; bu, 10 bin tonluk potansiyelin yalnızca binde ikisine karşılık geliyor.
Yoğunlaşan noktalar arasında üretimin yüzde 60’ının yerli, yüzde 40’ının yabancı sermayeli şirketler tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor. 2025 yılında Türkiye’nin tahmin edilen 273 milyar dolarlık ihracatında, 1 kilogram ihracatın ortalama değeri yaklaşık 1.5 dolar olurken, 1 kilogram altının değeri yaklaşık 110 bin dolar olarak gösteriliyor. Altını izleyen sektörler ise mücevherat ve savunma sanayi ürünleri olan İHA-SİHA gibi alanlar olarak vurgulanıyor; kilogramın bu çerçevede yaklaşık 650 dolar ile mücevherat ve 100 dolar civarında savunma sanayi ürünleri olarak kıyaslanması dikkat çekiyor.
