Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Canberra’da Ulusal Basın Kulübü’nde konuştu. Mevcut enerji durumunu, petrol krizlerinin 1970’lerden yaptığı etkiyle Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’yı işgal etmesinin sonuçlarıyla karşılaştırdı.
Birol, mevcut tabloyu “iki petrol krizi ve bir doğal gaz krizi” olarak tanımladı ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin bu tabloya ek yük olduğunu belirtti. Küresel ekonomik yapı bugün çok ciddi bir tehdit altında olduğundan, sorunun hızlı bir şekilde çözülmesi için küresel çabaların gerektiğini ifade etti. Krizin bu şekilde sürmesi halinde hiçbir ülkenin bu rahatsızlıktan muaf kalamayacağını vurguladı.
Bölgedeki enerji altyapılarının ağır şekilde hasar gördüğünü kaydeden Birol, IEA’nın Asya ve Avrupa hükümetleriyle stratejik petrol stoklarının serbest bırakılması konusunda yürüttüğü görüşmeleri sürdürdüğünü aktardı. Bu çerçevede yeniden güvence sağlama amacıyla koordineli adımların atılmasının gerekli olduğuna dikkat çekti.
Birol, Canberra’da yaptığı açıklamada, enerji krizinin petrol ve doğal gaz başlıkları altında birleşik bir tehdit olarak ortaya çıktığını söyledi. 1970’ler petrol kriziyle mevcut durumu kıyaslayan figür, bu defa bölgesel gerilimlerin küresel etkiler doğurduğunu belirtti.
Hürmüz Boğazı’ndaki tansiyonun, dünya ekonomisini daha kırılgan bir konuma itebileceğini ifade eden Birol, acil çözüm için uluslararası dayanışma ve paylaşım çağrısında bulundu. Krizin uzaması halinde hiçbir ülkenin bu sürece karşı bağışıklığının bulunamayacağını vurguladı.
İşin teknik boyutunda ise enerji altyapılarının hasar gördüğü bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Birol, IEA’nın Asya ve Avrupa hükümetleriyle stratejik petrol stoklarının serbest bırakılması konusundaki görüşmelerini sürdürdüğünü belirtti. Bu adımların, güçlü bir küresel müdahale için kritik olduğunun altını çizdi.
