ABD ile İran arasındaki görüşmelerin yeniden masaya yatırılabileceğine dair haberler gündemde ki, kaynaklar yarın veya pazar gününe kadar tarafların bir araya gelme yönünde olduklarını belirtiyor. Tahran yönetimi, ABD ve İsrail’e karşı düzenlenen saldırılar nedeniyle oluşan zararın tazminatı için ilk olarak yaklaşık 270 milyar dolar hesaplandığını duyurdu; ayrıca Suudi Arabistan, Katar, BAE, Bahreyn ve Ürdün’e de tazminat talebinde bulunulduğunu bildirdi.
ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki ablukasına rağmen iki Çin gemisi yaptırımları aşarak boğazdan geçiş yaptı. Uzmanlar bu süreci, ABD yönetiminin “kazanım” sunacağı nihai bir çözüme yaklaştıran bir adım olarak görmediklerini söylediler. Suudi Arabistan’ın da Washington’a baskıyı artırdığı ifade ediliyor.
Kabul edilebilir bir uzlaşma ihtimali Hürmüz’ün dünya petrol sevkiyatının yaklaşık dörtte birini boru hattı gibi aksama yaşamadan taşıdığı bir bölgede bile, burada bir “krizin bittiği” değil, bir “iyileşme sürecinin başladığı” anlar olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, boğazın kısa vadede tam kapasiteyle açılmasının güç olduğunu, açılırsa dahi enerji akışının eski düzeyine dönmesinin zaman alacağını belirtiyor.
İsrail merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nden Danny Citrinowicz, İran’ın geri adım atmasının pek mümkün olmadığını vurguladı ve şu yorumu paylaştı: “Bu adımın küresel ekonomi üzerindeki etkisi İran’dan daha ağır olabilir. ABD’nin İran yönetiminin kabul edeceği bir uzlaşmayı hedeflemesi daha doğru olur.”
Etkilerin 6-10 ayı bulabileceği öngörüleri Kriz, sadece akış üzerinde değil, fiyatlamalarda da kalıcı izler bırakıyor. En kötü senaryoda enerji altyapılarına zarar olması halinde küresel arz yüzde 25’e kadar daralabilir ve petrol fiyatları 200 dolar seviyesine yaklaşabilir. Böyle bir şokun etkileri 1-2 yıl hatta daha uzun sürebilir. Daha iyimser senaryoda ise çatışmanın kontrol altına alınması ve boğazın yeniden açılması ile arz birkaç ay içinde toparlanabilir; bu durumda bile fiyatların 120 dolar civarında yüksek seyri 6-10 ay sürebilir. Jeopolitik risk primi petrolojide hâlâ geçerli bir etken olarak fiyatlamalarda yer alıyor.
PMV Oil analisti Tamas Varga’ya göre Brent petrolün yeniden 70 dolar seviyesine dönmesi bir ya da iki yıl alabilir.
Bekleyen gemiler ve piyasa içindeki baskılar Basra Körfezi’nde toplam 172 milyon varil ham petrol ve türevleri yüklü 187 tankerin beklediği belirtiliyor. Bölgedeki tankerlerin çoğunluğu Suudi Arabistan, Irak, BAE, Kuveyt ve İran’a ait. Ayrıca 14 LNG tankeri de benzer şekilde beklemede. Hürmüz’den çıkarılan petrolün hemen serbestleşmesini beklemek doğru olmayabilir; ülkeler stratejik rezervlerini doldururken arzı sınırlı tutuyorlar. LNG taşımacılığı, petrol kadar hızlı bir toparlanma göstermeyebilir ve bu da gaz fiyatlarında uzun vadeli bir avantaj sunabilir.
Enerji fiyatlarında yükselişin yakın plana etkileri ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğindeki aksaklıkların sürmesi halinde petrol fiyatlarının önümüzdeki haftalarda zirve yapabileceğini belirtti. Piyasalar, gerilimin çözülmesiyle fiyatların düşüşe geçeceğini öngörse de bu düşüşün yaz aylarına kadar gerçekleşmesi kolay görünmüyor.
40 ülke ortak toplantısı Fransa ve İngiltere, boğazdaki taşımacılığın güvenliğini güçlendirmek için savunma odaklı bir misyon üzerinde uzlaşmak amacıyla kapsamlı bir toplantı organize ediyor. Emmanuel Macron ve Keir Starmer, toplantıyı eş başkanlıkla yönetecekler.
