Hürmüz Boğazındaki LNG Kesintisi Haftada 1,5 Milyon Ton Düşüşe Neden Oluyor

hurmuz-bogazindaki-lng-kesintisi-haftada-15-milyon-ton-dususe-neden-oluyor-7IXLlnTm.jpg

Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik aksaklıkları, küresel LNG piyasasında tarihin en sert arz şoklarından birini tetikliyor. ABD ile İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan gerilim, İran’ın karşılık vermesiyle enerji tesislerini hedef almasına yol açıyor ve bu durum, LNG arzını dünya genelinde bozuyor.

Wood Mackenzie’in verilerine göre kriz başladığından bu yana her hafta yaklaşık 1,5 milyon ton LNG dünya piyasalarına ulaşamıyor. Ras Laffan (Katar) ve Das Island (BAE) gibi önemli üretim merkezlerinde üretimin durması, Katar Enerji’nin 4 Mart’taki saldırılar sonrası üretimi geçici olarak durdurması ve uzun süreli sürece dair belirsizlikler, piyasalarda baskıyı artırıyor.

Savaşın ilk haftasında Hürmüz Boğazı üzerinden sevk edilen LNG’nin kesintiye uğramasıyla birlikte, krizin başından bu yana yaklaşık 4 milyon ton LNG’nin küresel pazarda satılamadığı öngörülüyor. Bu gelişmeler, özellikle Avrupa ve Asya gaz piyasalarında fiyatları yukarı çekiyor. Hollanda’daki TTF üzerinden nisan vadeli kontratlar savaşın derinleştiği dönemde 31 avroya kadar yükselirken, şu an yaklaşık 52 euro civarında seyrediyor.

Talep tarafında değişimler yolda ICIS Küresel Gaz ve LNG Baş Analisti Alex Siow, Katar ve BAE’nin toplam üretim kapasitesinin yaklaşık 85 milyon ton olduğunu ve şu an her iki üretim noktasının da devre dışı kaldığını belirtiyor. Bu durumda, 1 aylık bir süreci düşünürsek, kapasiteyi 12’ye bölerek bir hesap yapmanın faydalı olacağını söylüyor. LNG açısından Japonya ile Güney Kore’nin, Hürmüz üzerinden kaybedilen kontratları karşılamak üzere spot LNG alımlarına yöneleceğini vurguluyor.

Siow, Çin ve Hindistan’ın talep azaltma stratejisine gideceğini, Avrupa ve bazı Asya ülkelerinin ise kesintiyi spot LNG ile telafi etmeyi hedeflediğini ifade ediyor. Özellikle Japonya’nın Katar LNG’sine olan bağımlılığının sınırlı olması, Güney Kore’nin yeni nükleer santralinin devreye alınması gibi etkenler, talep dengesini yönlendirecek faktörler olarak öne çıkıyor. Çin ve Hindistan içinse enerji talebinde kaymaları, 26 milyon ton ve 11 milyon tonluk düşüşlerle dengelenebilir olarak değerlendiriliyor.

Avrupa için depolama ve ikame sorunları ön planda Avrupa’daki gaz depolarının yeniden doldurulması için acil adımlar atılması gerekecek. Avrupa, Katar’dan yaklaşık 9,3 milyon ton LNG ithal ediyor; bu oranın ikame edilmesi için ABD LNG’sinin kullanımı ve daha yüksek tekliflerle pazarın rekabetçi kalması planlanıyor. Ancak talep yıkımı senaryosunda, Avrupa için temel soru depoları ne zaman doldurabilecekleri olacak.

2022 sonrası üreticilerin piyasa etkisi yükseldi OAPEC Global Gas Markets Uzmanı Wael Hamed Abdel Moati, Hürmüz Boğazı krizinin 2022 gaz krizine kıyasla daha geniş bir küresel etkiye sahne olduğunu söylüyor. Rusya-Ukrayna Savaşıyla başlayan süreçte LNG üreticilerinin piyasadaki etkisi artarken, krizin kısa ve orta vadede ABD’nin üretim kapasitesini artırması yönünde güçlü bir kaldıraç oluşturduğu ifade ediliyor.

Exit mobile version