Güney Kore’de 3,5 Yıl Sonra Faiz Artışı Gerçekleşti

guney-korede-35-yil-sonra-faiz-artisi-gerceklesti-NKcySca5.jpg

Güney Kore Merkez Bankası (BOK), 16 Temmuz toplantısında politika faizini %2,50’den %2,75’e yükseltti. Toplantıya katılan 7 kişilik Para Politikası Kurulu, Ocak 2023’ten bu yana gelen ilk faiz artışını oy birliğiyle onayladı. Kararın ardında yalnızca enerji fiyatlarındaki yükseliş yok; yapay zekâ yatırımlarıyla güçlenen yarı iletken ihracatı ekonomiyi beklenenden daha hızlı büyütürken enflasyon, zayıf won, konut fiyatları ve hane halkı borçları gibi baskılar da artışa zemin hazırlıyor.

Petrol fiyatlarının enflasyonu yeniden tetiklemesi Güney Kore’de tüketici enflasyonu haziran ayında %3,2 ile son 2,5 yılın zirvesine yükseldi ve merkez bankası hedefinin belirgin biçimde üzerinde kaldı. Çekirdek enflasyon ise enerji ve gıda hariç %2,5 seviyesinde ana hatlarını çizdi. Petrol ürünlerindeki sert artış, tarım ve hayvancılık maliyetlerindeki yükselişle birleşerek fiyat baskısını güçlendirdi. Merkez Bankası, küresel petrol fiyatları düşse bile önceki enerji artışlarının ekonomide gecikmeli yansımalarını uyarınca, uzun süre enflasyonun hedefin üzerinde kalacağını öngörüyor. Zayıf wonun ithal ham madde maliyetlerini artırması ise bu baskının kısa sürede hafiflemesini zorlaştırıyor.

Yapay zekâ büyümeyi hızlandırdı Faiz kararının zeminini oluşturan temel unsur, ekonominin beklenenden daha güçlü performans göstermesi oldu. Küresel yapay zekâ yatırımlarıyla bağlantılı olarak yarı iletken sektörü ihracat ve yatırım talebini hızlandırdı; haziran ayında ihracat 100 milyar doları aştı ve bilgi teknolojisi ürünlerindeki yıllık artışlar üç haneli oranlara ulaştı. Merkez Bankası, 2026 için büyümenin Mayıs ayında açıklanan %2,6’lık projeksiyonunu belirgin biçimde aşacağını bildirdi; hükümet ise büyüme öngörüsünü %3’e yükseltti. Ancak bu hızlı büyüme, ücretler ve iç talepte yaratabileceği yeni enflasyon baskıları konusunda risk oluşturuyor.

Konut fiyatları ve borçlar alarm veriyor Seul ve çevresinde konut fiyatlarındaki yeniden canlanma faiz kararını etkiledi. Finans sektöründe hane halkı kredileri aylık olarak yaklaşık 8–9 trilyon won artış kaydediyor; konut kredileri başta olmak üzere diğer bireysel kredilerde de belirgin yükseliş görüldü. Yapay zekâ ve teknoloji hisselerindeki hızlı yükselişin bireysel yatırımcıları borçlanmaya yönlendirdiği belirtilirken, finansal istikrar kaygıları da artıyor. Merkez Bankası, gelir ve varlık değerlerindeki artışın konut alım kapasitesini yükselttiğine işaret ediyor. Seul ve Gyeonggi bölgesindeki fiyatların daha da artacağı yönündeki beklenti, kredi talebinin güçlü kalmasına yol açıyor; bu nedenle faiz artışının amacı sadece enflasyonu düşürmek değil, konut piyasası ve hane halkı borçlarını da soğutmak olarak belirtiliyor.

Won üzerindeki baskı sürüyor Dolar karşısında değer kaybeden won, ithalat maliyetlerini artırdı ve kurdaki dalgalanmalar enflasyon ve finansal istikrar açısından risk oluşturmaya devam ediyor. Faiz kararı piyasalar tarafından büyük ölçüde önceden bekleniyordu. İlk tepki sınırlı olsa da KOSPI endeksinde çip üreticilerinin etkisiyle zaman içinde görülen düşüş yüzde 7’lere varabildi. Ancak bu hareketin ana nedeni, faiz kararından çok yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliği konusundaki kaygılar ve yabancı yatırımcı satışları olarak değerlendiriliyor.

Yeni faiz artışları muhtemel Merkez Bankası, faiz artırımlarının tek adımla sınırlı kalmayabileceğini belirtti. Ekonomik büyüme güçlü kaldıkça ve enflasyon hedefin üzerinde seyretmeye devam ettiği için, yeni faiz artırımlarıyla uyumlu bir politika duruşu gerekliliği vurgulandı. Artışların zamanı ve hızı petrol fiyatları, wonun seyri, enflasyonun yayılma derecesi, iç talepteki toparlanma ve hane halkı borçlarına bağlı olarak belirlenecek. Ekonomistler, yıl sonuna kadar bir kez daha faiz artışıyla politika faizinin %3’e çıkarılabileceğini öngörüyor. Bu karar, Avustralya, Yeni Zelanda, Endonezya ve Filipinler’in ardından Asya-Pasifik bölgesinde para politikası sıkılaşmasının genişlediğini gösteriyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş sürerse, enerji ithalatına bağımlı diğer Asya ülkelerinin de faiz hesaplarını yeniden yapması gerekebilir.

Exit mobile version