Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Suriye’de son dönemdeki gelişmeleri değerlendirirken süreçten olumlu sinyaller aldıklarını vurguladı. Özellikle Terörsüz Türkiye hedefinin ivmelendiğini ve bu süreçten sahada teyit edilen ilerlemelerle güç kazandığını ifade etti. Kanal 7’deki Başkent Kulisi programında, soru ve yanıtlar üzerinden sürecin aktörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı, huzurun ve kardeşliğin yüzyılı olacak” vizyonunun temelini oluşturan bu zeminde, Devlet Bahçeli’nin cesur açıklamaları ve örgütün kendisini feshettiğine yönelik açıklamanın ardından gelinen aşamaları anlatırken, Meclis’te kurulan geniş tabanlı bir komisyonun çalışmaları doğrultusunda ilerleme kaydedildiğini belirtti. Raporların ortak bir zeminde birleşmesinin kritik olduğunu ve bundan sonraki adımların bu ortak çerçeve üzerinden şekilleneceğini kaydetti. Sahadaki teyidin ise atılan adımların güvenlik mekanizmalarıyla desteklenmesiyle mümkün olduğunu vurguladı.
İlerleyen süreçte ortak raporun temel alınacağını, bu rapor çerçevesindeki adımların Meclis’in yasalarla yönlendireceğini ifade eden Yılmaz, süreci yakından takip ettiklerini ve ivmelenmeye işaret eden görüşmelerin kayda değer olduğunu söyledi.
AB ile ilişkiler ve güvenlik-ekonomi dengesi üzerine konuşurken, Avrupa Birliği’nin mevcut güvenlik ve ekonomik baskı ortamında Türkiye’nin rolünün yakından fark edildiğini ifade etti. Ukrayna-Rusya çatışması bağlamında AB’nin güvenliğini güçlendirmek adına Türkiye ile ortak hareket etme arayışında olduğunu belirtti ve güvenlik ile ekonomik rekabetin baskıları karşısında Türkiye’nin konumunun yeniden değerlendirildiğini aktardı.
Enflasyon, finansal istikrar ve insan odaklı yaklaşım açısından 2026 için daha olumlu bir tablo öngördüğünü ifade eden Yılmaz, dezenflasyon sürecinin devam edeceğini; faiz indirimleriyle birlikte finansal koşulların iyileşeceğini ve selektif desteklerle hassas sektörlerin korunacağını söyledi. Eski seviyelere dönüşün hızlı olmayacağını, ancak daha aşağı bir enflasyon yönünde istikametin sürdüğünü belirtti. Özellikle özel okullar ve vakıf üniversitelerinin etkisini azaltacak düzenlemelerin enflasyon görünümünü olumlu yönde etkileyeceğini de sözlerine ekledi.
Ekonomi politikaları ve bütçe disiplini çerçevesinde Yılmaz, EYT ve deprem yükünün etkilerini yönetirken bütçe gelirinin milli gelire oranının istikrarlı kalmasını amaçladıklarını dile getirdi. Vatandaşın refahını önceleyen, gerçekçi politikalarla sürdürülebilir bir büyümeyi hedefleyen bir yaklaşım benimsediklerini belirtti. Güçlü liderlik ve siyasi istikrarın Türkiye için önemli bir avantaj olduğunun altını çizdi.
Yabancı sermaye ve güvenlik konuları konusunda Türkiye’nin doğrudan yabancı yatırımlarda artış kaydettiğini ve borsa ilgisinin yeniden güçlendiğini ifade etti. Yılmaz, Türkiye’nin yatırımcılar için güvenli ve öngörülebilir bir merkez haline geldiğini belirtirken, güvenlik risklerini azaltan ve demokrasi standartlarını yükselten reformların gelecekte daha güçlü bir ekonomik büyümeyi besleyeceğini vurguladı. İç cephenin tahkim edilmesi gerektiğini söyleyerek, bu dönemde daha ihtiyatlı ve stratejik hareket edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme konularında Türkiye’nin küresel değişimlere uyum sağlamak için önemli adımlar attığını ve bu alanlarda öncü bir rol üstlendiğini belirtti. Global dengelerde yaşanan belirsizlikler karşısında Türkiye’nin diplomasi ve çok taraflı yaklaşımı koruyarak istikrarı güçlendireceğini ifade etti. Yılmaz, gelecekte Etiyopya ziyareti gibi uluslararası temasların ekonomik ve güvenlik açısından ortak çıkarları pekiştireceğini belirtti.
