Belediyenin veya büyük sanayi müdahalelerinin dışında, Beypazarı’nda kurulan Kınalı Eller Kadın Kooperatifi, kadınların üretimle güçlenmesini ve dayanışma ağı kurmayı hedefliyor. Serpil Deniz, kooperatifin kuruluş sürecini ve emeklerini anlatırken, başlangıçta evlerde üreterek pazara çıkılan dönemin yükünü paylaşmanın önemine vurgu yaptı. Kuruluşun temel amacı ise aile ekonomisine katkı sağlamak ve kendini gösterebilmekti; bu yüzden sosyete pazarlarına giderek gerekli sermayeyi kendi çabalarıyla topladıklarını belirtti.
Annelere dayalı bir üretim yapısının kurucu öğe olduğu kooperatifte Deniz, aynı zamanda başkanlık, sürüş işi ve baklavacılık görevlerini de üstleniyor. Başlangıçta 100 kilo erişteyle atılan adımlar, Beypazarı’nın yöresel lezzetleriyle birleşince satışlarda önemli bir fark yarattı. Her geçen gün devlet desteğiyle üretim kapasitesi genişleyen kooperatif, güncel olarak tonlarca baklava ve tarhana üretimi yapıyor; baharatlar toplanıp paketleniyor ve dış pazarlara açılıyor.
İhracatla büyüme ve güven Kooperatifin geçmişten bugüne olan yolculuğu, unlu mamullerden e-ticarete uzanan bir genişleme hikâyesi sunuyor. Deniz, “Bir çuval unla başlayan serüven şu anda tonlarca ürün kaldırabiliyor; Türkiye’nin tümüne e-ticaret üzerinden ulaşıyoruz; Azerbaycan ve Almanya’ya da ihracat yaptık. Bu, bize büyük bir özgüven kazandırdı.” diyor. Şu anda kooperatif bünyesindeki 26 kadın ile birlikte üretim yapan ekip, evde çalışan ev kadınları ve çiftçilerle güç birliği kuruyor.
Ürün yelpazesi sadece erişte ve makarna ile sınırlı değil; erişte, makarna, salça, baharat ve sirkenin yanı sıra gazete kağıdından yapılmış sepetler ve çantalar da üretim kapsamına girdi. Ürünler, kooperatifin e-ticaret kanalları üzerinden satılıyor; ayrıca yaprak dolma gibi coğrafi işaretli ürünler Ankara’da sıcak satışla tüketiciyle buluşuyor. Gelecek planları arasında sanayi destekli yeni makineler ve genişletilmiş üretim alanlarıyla ihracat hedeflerini büyütmek var. “Güçlü bir ailenin kurduğu kooperatif olarak glütensiz ürünler de raflarda yerini aldı ve bu ürünler marketlerde genişçe yayılıyor.”
Beypazarı kurusu projesi ise Bakanlık ve Kalkınma Ajansı finansmanıyla yürütülen bir başka önemli adım. Yarı kooperatif, yarısı bakanlık tarafından karşılanacak olan proje, üretimdeki kapasiteyi daha da artırmayı ve ihracatı büyütmeyi amaçlıyor. Her adımıyla daha çok kadının çalışabilirliği için çaba gösteren Deniz; “Herkes buranın patronu” mesajını aktarırken, üretim alanlarının genişletilmesiyle daha fazla ürünün hayat bulacağını belirtiyor.
Kooperatifin merkezinde, annelerin ve evde üretim yapan kadınların güçlerini birleştirmek bulunuyor. Deniz, kooperatifin sadece ekonomik değil, sosyal bir dayanışma ağı kurduğunu vurguluyor. Evlerinde başlayan üretim süreçleri, şimdi toplu ve organize bir bakış açısıyla devam ediyor; pazarlama ve satış kanalları çeşitlendirildi, ürünler ulusal ve uluslararası seviyede talep görüyor.
Üretim kapasitesi için alınan destekler sayesinde günlük üretim hedefleri yükseldi ve bugün tonlarca ürünün üretimi mümkün hale geldi. Kooperatifin adımları, yerel üretimin değerini artırırken, kadınların iş gücüne katılımını da güçlendiriyor. Girişimci ruh ve dayanışma sayesinde her kadın kendi alanında söz sahibi oluyor ve kooperatifin ortak amacı olan güçlenme yaşanıyor.
Kooperatif, başlangıçta evde üretimle sınırlı olan bir ekibin dayanışmasıyla büyüdü; bugün ihracat yapan, coğrafi işaretli ürünler geliştiren ve glütensiz ürünlerle marketlerde yer bulan bir oluşum haline geldi. Kadınların güçlenmesi için kurulan yapının, üretim alanlarının genişletilmesiyle daha çok kişiye istihdam ve gelir kapısı olacağı öngörülüyor. Her bir kadının ortak hareket etmesiyle elde edilen başarı, kooperatifin temel felsefesini net bir şekilde yansıtıyor: Hep birlikte daha güçlü olmak.
