Halka açık balık gibi hareket eden Kredili Mevduat Hesapları (KMH) için yeni kriterlerin gündeme gelmesi bekleniyor. Hesabında yeterli nakit bulunmayanlar için adeta bir can suyu olan KMH’ler, yüksek harcamaları frenlemek amacıyla sınırlandırılabilir.
Ekonomi yönetimi tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde, KMH hesapları ve kredi kartlarıyla ilgili mevcut durum değerlendiriliyor. Komite, dengeli ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek için finansal istikrarı korumaya odaklanıyor ve kapsamlı bir yaklaşım üzerinde çalışıyor.
Gelire dayalı sınırlamaların getirilmesi yönündeki görüşler, özellikle hanehalkının ödeme gücünü aşan kredi kullanımını engellemeyi amaçlıyor. Bu çerçevede, hesap açılışında gelir beyanı ve risk analizi gibi uygulamalarla sınırlandırmalar öngörülüyor.
Amaç borçlanmayı kontrol altına almak ve mevcut hesaplar için de bir geçiş süreci içermesi muhtemel. Ayrıca, sınırların yeniden değerlendirilmesi ve gerekirse düşürülmesi gündeme gelebilir.
KMH faizleri ve borçlanmanın dengelenmesi açısından, KMH’larda kullanılan para için günlük faiz uygulanıyor ve oranlar çoğunlukla ihtiyaç kredisi faizine yakın seviye gösteriyor. 2026 Ocak itibarıyla KMH faiz oranı yaklaşık %4,25 düzeyinde; geçmişte %5’e kadar çıkabildiği biliniyor. Merkez Bankası’nın aldığı kararlarla bu oranlarda aşağı yönlü uyumlar yaşandı.
Vatandaşların KMH’ları maaş hesabı gibi kullanması risklidir; kısa vadeli ve zorunlu durumlar için düşünülmeli, uzun vadeli borçlanma aracı olarak görülmemelidir.
Kredi kartlarına da limit sınırlaması yolda mı? Düzenlemelerin kısa süre içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor ve kredi kartlarında da benzer önlemler planlanıyor. Özellikle asgari ödeme tutarlarının yeniden düzenlenmesi ve gelire göre kredi kartı limiti belirlenmesi gibi uygulamalar masada.
Gelecek dönemlerde faizler nasıl etkilenir? TCMB’nin son adımlarıyla kredi kartı ve KMH faizlerinde küçük düşüşler görüldü. Ancak Önümüzdeki aylarda enflasyonla mücadele politikaları sürerse bu oranlarda belirgin bir düşüş öngörülmüyor. Kısa vadede mevcut seviyelerin korunması, orta vadede ise dengelerin sağlanmasıyla kademeli bir gerileme ihtimali üzerinde duruluyor.
