Küresel ve yerel pazarlarda dün kaydedilen çarpıcı hareketlerle yatırımcılar güvenli liman olarak görülen altına yöneldi. Jeopolitik risklerin arttığı dünya genelinde altın onsu 5 bin dolara yaklaşırken, Türkiye’de ise iyileşen makroekonomik göstergeler ve Merkez Bankası adımları Borsa İstanbul’u rekor seviyelere taşıdı. Altın, gün içinde ons başına yaklaşık 4.970 dolara ulaştıktan sonra 4.938 dolar civarına geriledi ve bu hafta %7’ye varan bir değer kazancı kaydedildi. Gümüş ise ons başına 100 dolara yaklaşan bir hareketlilik gösteriyor.
Analizlere göre yatırımcılar son dönemde düşük tahvil getirileri, yüksek hisse değerleri ve ABD-Çin arasındaki gerginlikler nedeniyle güvenli liman arayışında. Wall Street Journal’a göre mevcut tablo, altına talebi tetikliyor: Üç ay önce 4.000 dolar olan ons, bu ay itibarıyla yaklaşık 5.000 dolar sınırında. Trump’ın Avrupa’ya karşı ek gümrük vergisi tehditleri ve Fed’in bağımsızlığı konusundaki endişeler, fiyatların kısa sürede 500 doların üzerinde artmasına katkı sağladı.
Türkiye’de ise olumlu ekonomik veriler ve TCMB’nin faiz indirimleri, Borsa İstanbul’da yükselişi destekledi. BIST 100 endeksi dün geniş çaplı alımların etkisiyle 13.030 puana yükselerek yeni bir rekora imza attı. Bankacılık hisselerindeki artışlar, MB’nin faiz indiriminin ardından görülen olumlu tabloyla güç kazandı. Türkiye’nin beş yıllık CDS priminin 202.7 baz puana inmesi, Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviyeyi işaret etti. Ayrıca TCMB’nin toplam rezervleri 16 Ocak haftasında 205 milyar 177 milyon dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek düzeyine ulaştı. Bu gelişmeler, yeni yıla hızlı başlayan BIST için destekleyici bir zemin oluşturdu ve haftanın son işlem gününde indekste yeniden zirve görüldü.
Faiz indiriminin etkileri ve yabancı akışı Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı Özlem Derici Şengül, Türkiye’nin kredi derecelendirme görünümünün pozitife çevrilmesi için atılan adımların öncü bir etki yarattığını söyledi. Şengül’e göre, faiz indirimi değerlemeleri yükseltiyor ve analistlerin kullandığı iskonto oranlarını düşürüyor; bu da portföylerde yukarı yönlü hareket potansiyelini güçlendiriyor. Ayrıca yabancı katılımındaki artış, işlem hacmini ve piyasa dinamizmini destekliyor. Tahvil ve hisse piyasalarında uzun süredir yaşanan durgunluğun ardından her hafta yabancı katılımında belirgin bir yükseliş gözlemleniyor.
