Belirsizliğin hakim olduğu küresel ticaret ortamında, DEİK dış ticarette önceliklendirdiği 33 ülkeyi belirgin bir odak noktası olarak belirliyor. DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel ticaretteki gelişmeleri ve 2026 için öngörüleri değerlendirdiği basın toplantısında, ülkenin dış ekonomik ilişkilerini kısa vadenin ötesine taşıma hedeflerini paylaştı. Olpak, mevcut stratejileri orta ve uzun vadeli hedeflerle uyumlu hale getirerek, G-20 ülkeleri ile Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkeleri bu çerçevede kapsama alıp 33 ülkeye ek odaklanma sağlandığını ifade etti.
Made in Europe için lobi konusuna değinen Olpak, Avrupa tarafındaki gelişmelerin ticari dinamikleri nasıl etkilediğine dikkat çekti. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi önceliğini korurken, Avrupa sanayisinin güçlenmesi hedefiyle yürütülen süreçlerin Türkiye için bir tehdit değil, ortak win-win bir çerçeve oluşturması gerektiğini vurguladı. Avrupa’nın sanayi entegrasyonuyla uyum içinde hareket eden Türkiye’nin, bu yaklaşım nedeniyle dışarıda kalacağı bir senaryoyu kabul edemeyeceklerini belirtti ve bu alandaki lobi çalışmalarını önceleyen bir yol izleyeceklerini kaydetti.
ABD ile artırılmış yatırım hedefi ise Olpak’ın gündemindeki diğer önemli konu başlıklarından biri oldu. ABD yatırımcıları ve finansal kurumlarının Türkiye’ye daha yoğun ve nitelikli yatırım getirme arzusu, stratejilerinin merkezinde yer alıyor.
2026 için daha umutlu bir tablo çerçevesinde, enflasyonla mücadele programının kararlılıkla sürdürülmesini hatırlatan Olpak, önceki yıllarda rekabetçilik ve finansman sorunları nedeniyle hedeflerin tam olarak yakalanamadığını ifade etti. Buna rağmen Türkiye’nin 2025 büyümesi yüzde 4’e yaklaşan bir hızla ilerledi; mal ihracatı 273 milyar doları, hizmet ihracatı ise 123 milyar doları aştı. 2026’yı reform yılı olarak değerlendirdiklerini söyleyen Olpak, finansal koşulların ve yatırım ortamının daha elverişli olacağını öngördüklerini belirtti.
