ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’daki zirvenin öncesinde yaptığı açıklamalarla gündeme yön verdi. İran konusuna değinen Trump, önceki mutabakatı bitirdiğini ve yeni bir anlaşma peşinde olmadığını ifade etti. Onların tarafında yer almak istemediğini söyleyerek, karşılıklı adımlar üzerinden ilerlemek gerektiğini vurguladı.
“Bazen anlaşmazlıklar yüksek tonlarda sürdüğünde anlaşma pek mümkün olmaz” diyen Trump, İran’a karşı sert bir tutum benimseyeceklerini belirtti. Sürekli olarak “listemdeyim” diye konuşan Trump, İran’ın nükleer programına karşı kararlı bir duruş sergilemeyi sürdüreceğini ifade etti. Ayrıca, İranlı güçlerin bölgedeki etkisini azaltma amacıyla atılan adımlara ilişkin uyarılarını sürdürdü ve yaptırımların devam edeceğini ima etti.
“Binlerce askeri kayıplarımız var” şeklinde öne çıkan açıklamalarda Trump, İran’a karşı yaptırımların süreceğini, düşmanca hareketler karşısında yanıtın sert olacağını söyledi. Özellikle Süleymani’nin suikastına değinen Trump, onun önemi ve “yaşamında da olsa İran’ın güç kazanacağı” yönündeki düşüncelerini paylaştı. ABD’nin bölgede artan gerilime dair hesaplarını da paylaştı ve düşmanca adımların karşılıksız kalmayacağını belirtti.
“İspanya ile ticari ilişkiler kesilmeli” diye devam eden Trump, NATO kapsamında Grönland ve İran’a ilişkin memnuniyetsizliğini dile getirdi. Grönland ve diğer konularda regional dengelerin değişmesi gerektiğini savunan Trump, ABD’nin Rusya’ya karşı koymak için harcadığı maliyetten bahsetti ve bazı ülkelerin yanımızda durmadığını iddia etti.
“İran’ı çok sert vuracağız” ifadelerini yineleyen Trump, Ukrayna ile ABD arasındaki diyalog ve Patriot hava savunma sistemlerinin tedariki konularında da açıklamalarda bulundu. Zelenskiy ile görüşme kapsamında Patriot üretiminin yerel lisanslarla sağlanacağını ve bu süreçte iş birliği imkanlarının paylaşılacağını kaydetti. Soruya verilen cevaplarda savaşın bitmesini isteyen bir tutum sergiledi ve güvenlik konularında adımların hızla atılacağını söyledi.
“Erdoğan’ı seviyorum” diyen Trump, Türkiye ile ilişkilerde Erdoğan’a yönelik olumlu bir ifade kullandı. İsrail’e yönelik eleştirilerde de Türkiye’nin F-35 programına dönmesi konusunda temkinli bir tutum sergileyebileceğini belirtti. Türkiye’nin güçlü bir orduya sahip olduğunu ve savunma sanayisini güçlendirme niyetini vurguladı.
AB ise Grönland konusundaki tartışmalara karşılığı olarak sınırların dokunulmazlığı ve uluslararası hukukun altını çizdi. Netanyahu ise Türkiye’nin F-35 programına dönüşünün Orta Doğu dengelerini değiştirebileceğini öne sürdü ve bu yönde Washington ile olan temaslarını sürdürdü.
