Los Angeles’taki okullarda tabletlerin yaygınlaşması, veliler arasında bir hareketin fitilini ateşledi. Schools Beyond Screens adlı topluluk, sınıflarda iPad ve Chromebook gibi cihazların zorunlu olarak kullanılmasına karşı duruyor ve bunun çocukların akademik başarısını zayıflattığı iddiasını savunuyor. Evde ekran süresi kısıtlanmış olsa da okul cihazlarının bu çabayı boşa çıkardığını söyleyen ebeveynler, cihazların çocuklar için çekici bir oyun ve video kaynağına dönüştüğünü belirtiyorlar.
Bir veli, ilkokul çağındaki oğlunun iPad’e dalıp tuvalete gitmeyi unuttuğunu ve bir ayda dört kez altına kaçırdığını anlatırken, okullarda tablet kullanımından şikayetçi olmayı sürdürdü. Hareketin kurucusu Lila Byock, oğlunun altıncı sınıfta iPad kullanmaya başlamasıyla matematik notlarında belirgin bir düşüş gördüğünü konuşuyor. Byock’a göre ironik olan şey, okulların akıllı telefonları yasaklarken çocukların aynı içeriklere iPad üzerinden erişmeyi sürdürmesi; bu durumun çocukları olumsuz etkilediğini savunuyor.
Öğretmenler de benzer kaygılar taşıyor. Birçok eğitimci, öğrencilerin ödevlerinde ChatGPT gibi yapay zeka araçlarını kötüye kullandığını ve sürekli ekran kullanımının dikkat sürelerini kısalttığını dile getiriyor. Sınıf içi disiplini zorlayan bu durum, bölgedeki öğretmen sendikasının da bölge yönetimiyle teknoloji kullanımını azaltmak amacıyla pazarlık yapmasına yol açtı. Yönetim tarafı ise öğrencilerin günde iki saatten az ekran başında olmadığını savunuyor. Veliler ise bu hesaplamanın iPad kullanımını dışarıda bıraktığını iddia ediyorlar.
Bu tartışma, Amerika’nın en büyük okul bölgelerinden birindeki sınırlı ama belirgin görüş ayrılıklarını yansıtıyor ve ülke çapında dijital eğitimle ilgili sınırların nasıl belirlenmesi gerektiği yönünde yankı uyandırıyor.
