Kanada’nın Saskatchewan bölgesinde öğretmenlik yapan Johnson, 2005 yılında geçirdiği felç sonrası konuşamayıp hareket edemediği bir duruma sürüklendi. Bilincini koruyor olsa da iletişim kurması imkânsız hale gelen bu nadir durumda, yalnızca göz hareketleriyle yönlendirdiği bir sistem sayesinde dakikada 14 kelime yazabiliyor ve dünyayla bağlantısını sürdürüyordu.
Kaliforniya Üniversitesi Berkeley ve San Francisco’daki uzmanların yürüttüğü klinik deneyde, beynin konuşma üretiminden sorumlu bölgesine yerleştirilen bir yapay zeka destekli beyin implantı, Johnson’un kelimelerinin sinyallerini yakalıyor. Bu sinyaller, bağlı bir bilgisayara aktarılıp yapay zeka tarafından metne, sese ya da mimiklere dönüştürülüyor. Başlangıçta yaklaşık 8 saniyelik bir gecikme ile çalışan sistem, 2025 güncellemesiyle yalnızca 1 saniyelik yanıt süresine ulaşmış durumda.
İlerleyen süreçte deneyimi kişiselleştirmek amacıyla 2004 yılındaki düğün konuşmasının ses kaydı kullanılarak Johnson’un kendi sesi yeniden üretildi. Seçilen dijital avatar ise yüz ifadelerini da taklit edebiliyor ve gelecekte kablosuz implantlar ile fotogerçekçi avatarların günlük hayatta kullanılabilir hale gelmesi hedefleniyor.
“Hastaların beni görüp hayatlarının bitmediğini anlamalarını istiyorum,” diyen Johnson, bu deneyimin hayatını değiştirdiğini vurguluyor. Bu teknolojinin felç, ALS veya travma nedeniyle konuşma yetisini kaybeden pek çok kişi için umut ışığı olabileceğini söylüyor.
