Vitrin Albümleri: Zamanın İçinden 24 Kasım 2025’te Özel Bir Sefer

vitrin-albumleri-zamanin-icinden-24-kasim-2025te-ozel-bir-sefer-FKfrr9KN.jpg

İngiltere’de yaşayan Hakan Tuna, tutkularını verimli bir araştırma alanına dönüştüren nadir kaşif müzisyenlerden biri olarak öne çıkıyor. Barış Manço’yu da bu tutkunun en başında gösteren bu yolculukta, kısa bir süre önce Belçikalı müzisyen Andre Soulac’a yaptığı ziyaretlerde Manço’nun erken dönem kayıtlarına ulaşmış ve bazı parçaları plak olarak yayımlamıştı. Le Repetition adlı plak, Manço’nun 1965 ve 1966 yılları arasında evinde kaydettiği Fransızca şarkılardan oluşan demoları derleyen bir arşiv niteliğinde. O dönemde 22 yaşında olan Manço, tüm gitarları kendi çalıyor; bu yönüyle bir önceki Manlac Blues 9’da olduğu gibi, sanatı kendi elleriyle inşa etmenin ipuçlarını veriyor.

Plak, on iki parça ile nostaljik bir koleksiyon olarak duruyor; ancak ardında yatan tarihî bağlar, ileride fırtına gibi esecek bir müzisyenin ilk adımlarını bizlere fısıldıyor. Örneklemesi yapılabilir: yıllar sonra Türkçe’ye uyarlanacak “Anlıyorsun Değil mi”, “Bal Sultan”, “Sahilde” ve “Fil ile Kurbağa” gibi parçaların başlangıç halleri bu kayıtlar arasında saklı. Ayrıca Les Mistigris ile kaydedilen ve kuzeni Şafak Yüzbaşıoğlu’nun vokaliyle desteklenen “Je Te Retrouverai” de bu arşivin içinde yer alıyor. Le Repetition, yalnızca nostaljik bir arşiv değil, aynı zamanda geçmiş ile bugün arasında köprü kuran bir belge olarak da görülebilir.

PUJA JAMS ‘2025 08 04’ (PUJA MUSİC) ise tek parça olmasına rağmen yaklaşık otuz dokuz dakika süresiyle bir albüm deneyimini anımsatıyor. Akustik gitarı Çağlayan Yıldız, akustik perdesiz bası Toros Yıldırım ve davulu Görkem Efe’nin buluştuğu stüdyo ise Antalya’da bulunan Çağlayan’ın mekânı oldu. Puja Jams projesi, adından da anlaşılacağı üzere yazılı bir notaya bağlı kalmaksızın, müzisyenlerin içlerinden geldiği gibi çalabildiği doğaçlama kayıtlar dizisinden oluşuyor. Bu bağlamda, modal atmosferli özgür cazin bir örneği olarak değerlendirilebilir ve dijital platformlarda yer alan bu eser, yedi-seksenli yılların uhrevi fusion oturumlarını hatırlatır nitelikte bir deneyim sunuyor.

Mühim not: Bu parça, kayıtta kullanılan akustik gitar ve perdesiz akustik basın yapımcısı merhum lutiye Murat Sezen’e ithaf edilmiştir.

Exit mobile version