Maydos Kilisetepe Höyüğü’nde Süreğen kazı çalışmaları, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Göksel Sazcı başkanlığında 25 kişilik bir ekip tarafından sürdürüldü. Bu yıl elde edilen buluntular, Troya Savaşı’nın Troyalılar ile Traklar arasında bir savaş olarak tasvir edildiği yaygın anlatımla çelişen yeni veriler sunuyor.
Çalışmaların amacı Troya ile ilgili bilinen tarihsel göstergeleri, özellikle İlk ve Orta Tunç Çağı arasındaki geçiş dönemini aydınlatmak ve savaş mitinin ötesinde bir sosyo-kültürel tablo çizmektir. Bununla birlikte Maydos’taki keşifler, savaş sonrası dönemde Trakların bölgede bıraktığı izleri ve Troya Kültürü ile Trak kültürü arasında nasıl bir etkileşim olduğuna dair yeni yorumlar getiriyor.
Doç. Dr. Sazcı, “Bir savaş söz konusu değildir” ifadesiyle, Maydos’taki buluntuların savaş tabakasındaki kalıntılarla desteklenen yeni bir bulgular bütününü ortaya koyduğunu belirtti. Höyüğün Troya Höyüğü ile benzer büyüklükte olması, çağdaş bir yerleşim niteliğini vurguluyor. 1200’lü yıllarda Troya’da görülen yangın tabakası ise yangınla ilişkilendirilen yıkımı gösteriyor; fakat Maydos’ta bu tür bir tahribat izinin olmaması, Trakların göçünü ve savaşın başka dinamiklere bağlanabileceğini düşündürüyor.
Maydos’taki buluntular, mitoloji ile gerçeklik arasındaki farkı yeniden şekillendiriyor. Troya kazılarında çıkan yangın tabakasının üzerinde Trak kalıntılarının bulunması, savaşın anlatıldığı gibi Yunan koalisyonu ile Anadolu koalisyonu arasından ziyade Traklar ile Troyalılar arasında geçtiğini ima ediyor. Bu bulgu, mitolojik anlatımlardaki birlik tablosunu sorgulatırken, Trakların bu bölgeye olan yerleşimini ve Troya sonrası dönemdeki nüfus hareketlerini daha belirgin kılıyor.
Arkeolojik verilerden hareketle iki başlı seramik türünün ortaya çıkması, savaş tabakasını takip eden dönemde yeni bir kültürel tabakalaşmanın işaretlerini taşıyor. Bunlardan biri, elde parmak baskıları ile tanınan “barbar seramiği”; diğeri ise yan yüzeylerde çıkıntılı yapılarıyla öne çıkan ve Troya’da o dönemde alışılmadık olarak görülen iki tip seramik olarak kayda geçiyor. Ayrıca mimari düzeyde, savaş sonrası konut tabakalarının temel taşlarının dik konumlu olarak inşa edilmesi, bu dönemde yeniden yapılaşmanın belirginleştiğini gösteriyor.
Bu bulgular, Maydos’ta Trakların varlığını kanıtlar nitelikte olup, Troya Savaşı’nın gerçekten hangi koalisyonlar arasında meydana geldiğine ilişkin eski varsayımları yeniden değerlendiriyor. Doç. Dr. Sazcı, “Mitolojide anlatılan savaşın, aslında Troyalılar ile Anadolu koalisyonu arasındaki mücadele olduğu yönündeki görüşlere yeni bir boyut kazandırırken, Trakların savaşın odak noktasında yer almadığını net biçimde ortaya koyuyor. Böylece maydostaki buluntular, Troya Savaşı’nın kronolojisini ve tarafların kimliklerini yeniden şekillendirme potansiyeline sahip görünüyor.
