Selimiye Camisi Restorasyonunda Tartışmalar Derinleşiyor: Çok Sayıda Kültürel Mirasın Yok Edildiğine İlişkin Tartışmalar ve Toplumsal Yansıması

selimiye-camisi-restorasyonunda-tartismalar-derinlesiyor-cok-sayida-kulturel-mirasin-yok-edildigine-iliskin-tartismalar-ve-toplumsal-yansimasi-hquzNtLk.jpg

Selimiye Camisi’nin restorasyonu üzerine yürütülen tartışmalar, arkeolojik ve estetik değerlere saygı göstermek ile iktidar ve bürokratik süreçlerin yönlendirdiği koruma uygulamaları arasındaki gerilimi yeniden gündeme getiriyor. Mevcut bezemenin altında 16. yüzyılın doğrudan yok sayıldığı fikri, kurumsal kararlar ve geçmişin yeniden yazılması yönündeki arayışlar arasında süregelen endişeleri besliyor. Uzmanlar, kubbenin tarihsel katmanlarını korumanın, yalnızca estetik bir tercih olmadığını; her dönemin izlerinin birer konuşma halinde tarihi anlatıya katkıda bulunduğunu vurguluyorlar. Bezemeye yeni bir versiyon eklemek ya da yeniden üretmek,” diyenler için bile, bu müdahalenin dünya mirası statüsünü tehdit edebileceği uyarısı yapılıyor.

ANITYAPI TASARLANABİLECEK BİR NESNE DEĞİL görüşü, caminin korunması meselesinin salt mahkeme kararları ile sınırlı kalamayacağını ifade ediyor. Şu sözler, bu bakış açısının özünü öne sürüyor: mimarlığın ve korumanın iktidara bağımlı bir biçimde ele alınması, uluslararası ve ulusal normlarla uyumlu hareket edilmesini zorlaştırıyor. Yetkili kurulların kamusal iletişimden kopuk bir biçimde şekillenmesi, yaratıcı düşüncenin ve özgür tartışmanın daralmasına yol açıyor. Böylece, geçmişin özgün katmanları yerine tek bir yönlü restorasyon vizyonu öne sürülüyor ve bu da mirasın çoğul anlatılarını zayıflatıyor.

Görüştüğümüz uzmanlar, farklı dönemlerin dekoratif unsurlarının tek bir hedefe hizmet eden bir restorasyon projesiyle çıkartılarak değiştirilmesinin, anıtın tarihsel anlatısına zarar vereceğini belirtiyorlar. Dünya mirasına ilişkin hassasiyetler, sadece teknik restorasyona dair kararlar değildir; bu kararlar, geçmişin çok katmanlı imgelerini koruma sorumluluğunu da içermektedir. Bu bağlamda, 18. yüzyılın kalem işleri ve 16. yüzyıla atfedilecek öğelerin kendi bağlamı içinde korunması gerektiği vurgulanıyor.

‘DANIŞMA KURULU TOPLANMALI’ ifadesiyle sürdürülen çağrılar, Edirne Selimiye Camisi’nin restorasyon sürecinde kamusal denetimin ve bilimsel değerlendirmelerin en ön planda tutulmasını talep ediyor. 2011 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren bu anıt için, kubbe içi kalem işlerinin yeni bir restitüsyon projesine göre değiştirilmesi tartışmaları, koruma mevzuatı ve uluslararası protokoller açısından riskli bir yaklaşım olarak görülüyor. Bu noktada ilgili taraflar, gerekli belgelerin şeffaf biçimde paylaşılması ve savunmaların ayrıntılı olarak sunulması için 30 günlük süreyi karşılıklı olarak kullanıyorlar. Kulağa çarpan tüm bu gelişmeler, Danışma Kurulu’nun acil toplantı çağrısını gündeme getiriyor.

NEZİH BAŞGELEN (Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Yöneticisi, Arkeolog-Editör)

VENEDİK TÜZÜĞÜ’NÜN EDİRNE SELİMİYE’DE GÖZ ARDI EDİLEN MADDELERİ:

  • Madde 9 Onarım, özgün malzeme ve güvenilir belgelere dayalı olarak estetik ve tarihsel değeri korumayı amaçlar; başlangıç ve bitiş aşamalarında arkeolojik ve tarihi inceleme zorunludur. Yapısal bütünlüğü bozmadan, gerekli müdahaleler yüzeyde belli olmalıdır.
  • Madde 10 Geleneksel teknikler yetersiz kaldığında, bilimsel kanıtlarla geçerliliği kanıtlanmış çağdaş yöntemler kullanılarak anıt güvenceye alınabilir.
  • Madde 11 Anıttaki farklı dönemler, uyum içinde değerlendirilir; üst üste gelen izler, özel şartlarda ve değer taşıyan unsurlar korunarak ortaya çıkarılabilir. Karar süreci, tek bir karar merciine bırakılmamalıdır.
  • Madde 12 Eksik kısımlar, bütünle uyumlu biçimde tamamlanır; özgünlüğü yitirecek uygulamalardan kaçınılır.
  • Madde 13 Eklemeler, yapının karakterine zarar verme ihtimali olan durumlarda kısıtlanır; ancak özgün konum, kompozisyon ve çevre ilişkileri göz önünde bulundurulur.
Exit mobile version