Perde: Ankara Film Festivali’nde Gösterilecek, Özkan Çelik’in Yönettiği Bir Masada Türkiye

perde-ankara-film-festivalinde-gosterilecek-ozkan-celikin-yonettigi-bir-masada-turkiye-eiMBqnEy.jpg

Bir mekânda sıkışan bir anlatı, adeta Türkiye’nin toplumsal dokusunu örüyor: evin içi ve bahçe arasındaki geçiş, kahramanların yüzleşmeleriyle bir mekân politikası haline geliyor. Samet adında beyaz yakalı bir karakterin, terfi kutlaması esnasında kendini sürpriz bir kapanışın içinde bulması, olayların merkezinde yer alıyor. Hikâye, yalnızca bir masa etrafında dönüyor; ama masa çevresinde konuşulanlar, güncel sorunların ve sınıf çatışmasının mikrokozmosunu yaratıyor. Bu çerçevede, postmodern bireyciliğin ikiyüzlülükle olan çekişmesi, seyirciyi sürekli filme bağlı tutan akışkan bir tempo üzerinden işleniyor.

Adana Uluslararası Altın Koza ve Ankara Film Festivali gibi prestijli platformlardan ödüllerle dönerek, film “en iyi senaryo” ve oyuncu kategorilerinde dikkat çekti. Özkan Çelik ile gerçekleştirilen sohbet, Perde’nin çıkış noktalarını ve üretim sürecinin dinamiklerini aydınlatıyor. Tek mekânda güçlü bir anlatı kurma amacı, pandeminin küresel durgunluğunun getirdiği zorluklardan doğan bir zaruret olarak ortaya çıktı. Hikâyenin merkezindeki kararlar, tamamen bununla şekillendi ve kısa bir süre içinde tek mekânlı bir kurgu olarak tasarlandı.

Yemek masasının etrafında örülen diyaloglar, Türkiye’nin farklı toplumsal katmanlarını temsil eden karakterlerle zenginleşiyor. Zengin-fakir ikilemi, çıkar odaklı davranışlar ve ikiyüzlülük temaları, günlük yaşamdan beslenen ayrıntılarla sahnelere yansıtılıyor. Böylece izleyici, mikro ölçekte başlayan bir hesaplaşmayı, daha geniş toplumsal bir tabloya dönüştüren bir kurgu ile karşılaşıyor.

Çalışma süreçlerine bakış ise pandemiyle birlikte yoğunlaşan bir iş birliğiyle şekillendi. Yönetmen ve oyuncu Cem Zeynel Kılıç’ın vizyonu, senaristliğin rolünü de üstlenince, karakterler bütünüyle canlı ve çeşitlilik arz eden bir oyunculuk paleti oluşturdu. Böylece, masadaki karakterler sadece hikâye unsurları olmaktan çıkıp, Türkiye’nin farklı bakış açılarını temsil eden tipler halinde ete kemiğe büründüler. Senaryo odaklı bir film olarak kurulan bu yapı, izleyiciyi sürekli düşündüren ve tek mekânla sınırlı kalmayan bir etkileşim yaratmayı amaçlıyor.

Exit mobile version