Mimarlık, restorasyon ve Çekül Vakfı Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu önderliğinde başlayan ve Mudanya Belediyesi ile iş birliği içinde ilerleyen Destan Projesi; Kurtuluş Savaşı’nın görkemli izlerini gelecek kuşaklara taşıma amacıyla gündeme getirildi. Bu kapsamda, 1922 Mütareke Meydanı yakınında yer alan tarihi konağın yeniden işlevlendirilmesi hedeflendi. Belediye ve ilgili paydaşlar, projenin toplumun hafızasına kazınması için adımlar attı; restorasyon sürecinin, şehir dokusunun ve tarihi mekânların bir araya geldiği bir merkez olarak tasarlanması planlandı.
Proje basına yansıdıktan sonra Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, tanıtım videolarında konutun restore edilerek bir Cumhuriyet Müzesi olarak açılacağını açıkladı. Sözü edilen mekânın, 1919-1923 dönemi eserlerinin sergilenmesi ve kentte sanat, kültür ve eğitim faaliyetlerinin merkezine dönüşmesi hedefleriyle buluştuğu not edildi. Bu görüş, bölge için heyecan verici bir anlam taşıdı; zira müze, bölgenin tarihsel kimliğini çağdaş bir anlatımla yeniden yorumlayacak dengeyi kurmayı amaçlıyordu.
Neden Mudanya? Sanatçı Gürol Sözen, bu soruya dair düşüncelerini şu satırlarla paylaşıyor: Mudanya’nın kıyısında yer alan Mütareke Meydanı’nın anlamı, Kurtuluş Savaşı’nı son bulan anın ve barışın simgesidir. Bu meydanda bulunan Mütareke Evi ve İnönü Heykeli ile Uğur Mumcu Kültür Merkezi, projenin mekânsal anlamını güçlendiren unsurlardır. Tarihsel konağın gezilmesiyle başlayan süreçte, belediyenin onayıyla bir ekip kurulup planlar ve restorasyon aşamaları belirlenmiş; kent sakinleriyle paylaşılarak afiş ve görsellerle duyurular yapılmıştır. Ancak süreç ilerledikçe, Destan projesinin gündemden düştüğü ve yerini bir sergiye bıraktığı yönünde tartışmalar doğmuştur.
Birlikte hareket eden paydaşlar için imza kampanyaları ve açık mektuplar, projenin kamu yararı odaklı tutulması gerektiğini vurguladı. Yaklaşık 400 kişinin imzasını taşıyan mektuplarda, projenin halk için açılması talebi dile getirildi ve Sözen’in eserlerinin toplumun ortak mirası olarak korunması gerektiği ifade edildi. Sanatçının yanıtı ise kendi içkinliğini aşan, halkın destanı olduğuna vurgu yapan sözlerle özetlendi: “Bu destan benim değil, halkın destanıdır; gelecek kuşaklar için bir vefa borcumdur.”
Belediyeden açıklama olarak sunulan metinlerde, söz konusu binanın Giritli Mahallesi’nde restore edilerek Cumhuriyet Galerisi adıyla hizmete açıldığı, kamu yararı gözetilerek sürdürülmesi gereken bir süreç olduğu vurgulandı. Belediyenin, geçmiş döneme ait iyi niyetli temennileri dışında bağlayıcı bir protokol bulunmadığını belirtmesi, bu özel müze talebinin kamu hizmeti odaklı mı yoksa özel tüketim amacı mı taşıdığı noktasında tartışmaları tetikledi. Cumhuriyet Galerisi’nin kentsel hafızadaki rolü ve toplumsal sorumluluk üzerinden yeniden oturtulması gerekliliği ise gündemdeki önemli bir mesele olarak kaldı.
