Koruma Altında Şirketin Limanı: Yol Skandalı ve Yasa Dışı Çalışmaya İlişkin İnceleme

koruma-altinda-sirketin-limani-yol-skandali-ve-yasa-disi-calismaya-iliskin-inceleme-k8KBkwh1.jpg

Antalya Kaş sınırlarındaki Limanağazı bölgesi, tarihî ve doğal değerleriyle dikkat çekiyor. Onaylı bir imar planı olmadan yürütülen yol yapım çalışmaları, bölgenin betonlaşma riskini artırıyor ve arkeolojik kalıntılarla ekoturizm alanlarının korunması konusunda endişeler doğuruyor. Limanağazı, Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Çukurbağ Yarımadası içinde konumlanıyor ve bu bölgedeki gelişmelerin, mevcut koruma rejimini ve sit alanı statülerini yakından inceletmesi gerekliliğini ortaya koyuyor.

Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Akoy, bölgedeki imar girişimlerinin ve yol çalışmalarının yasal durumunu sorgulayarak, 1. dereceden 3. dereceye kadar arkeolojik sit alanlarını kapsayan bu alandaki tarihî varlıkları ve savaş kahramanı Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker’in anılarına denk gelen mevzileri hatırlatıyor. 2015 yılında turizm amaçlı imar planlarının hazırlanıp onaylanmadığı, 2019’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ekoturizm odaklı revize planlarının ise geçmediği belirtiliyor. 2022 yılında Bakanlık tarafından Kaş-Kekova ve Çekikaslılar sınırlarını kapsayan koruma planının genişletildiği, fakat buna dair bağlayıcı bir sonuç elde edilmediği ifade ediliyor.

Güncel olarak bölgede yapılan çalışmalara ilişkin olarak, Orman Bölge Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’nden alınan izinlerle yol yapımına başlandığı iddia ediliyor. Erkan Mumcu’nun şirketinin “zemin etüdü” gerekçesiyle hareket ettiği yönünde açıklamalar mevcut; bazı iddialar ise bu çalışmaların imar amacıyla yapılmadığını, yasa dışı uygulamalar içerdiğini öne sürüyor. Akoy, bölgede onaylı bir imar planı bulunmadığı için herhangi bir imar faaliyetine izin verilemeyeceğini, verilen tüm izinlerin geçersiz olabileceğini vurguluyor.

Yol yapımının yaklaşık 3.5 kilometrelik bir alanda zeytin ağaçlarının kesilmesi, mevcut su kaynaklarının zarar görmesi ve yol genişletme işlemlerini kapsadığı belirtiliyor. Akoy, bu durumun sadece “zemin etüdü” olarak sunulmasını eleştiriyor ve bunun ekoturizm ruhsatı ile inşa edilmeye çalışılan iki katlı beton yapılar için bir öncü anlamına geldiğini kaydediyor. Görünen tehdit ise Limanağazı’nın tarihi yolları olan Likya Yolu ve Topçu Yolu’nun mevcut güzergâhını da kapsıyor; bu nedenle vatandaşlara ayrılan bir alanın dahi değiştirilmesinin kabul edilemeyeceği savunuluyor.

İZİN VERİLEMEZ ifadesiyle öne çıkan görüş, her türlü girişimin kamu güvenine ve adalet duygusuna zarar vereceği yönünde. Akoy, bölgenin altyapısı olmadan oteller ve glamping alanlarıyla dolmasının, doğal yapının bozulmasına ve ekosistemin zarar görmesine yol açacağını belirtiyor. Bu nedenle ilgili kurumlardan aldığı izinlerin derhal geri çekilmesini ve yol çalışmalarının durdurulmasını talep ediyor.

LİMANAĞZI TÜM DEĞERLERİYLE BİRLİKTE KORUNMALI ifadesiyle görüşlerini somutlaştıran Arkeolog Nezih Başgelen ve Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu’nun açıklamaları, Limanağzı’nın Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde yer aldığını ve antik liman yerleşiminin tescil edildiğini hatırlatıyor. Bölgenin arkeolojik kalıntılar, lahitler, kaya mezarları ve su sarnıçları açısından zengin olduğuna işaret eden uzmanlar, 2863 sayılı yasa ve ilgili mevzuat ışığında koruma stratejisinin titizlikle uygulanması gerektiğini vurguluyor. Bayındır Limanı ile Bahtsız ve Kavgar tepelerini kapsayan alanların korunması, antik çağlardan günümüze uzanan değerlerin gelecek nesillere aktarılması adına kritik görülüyor.

Bu bağlamda, Limanağzı’nın geleceğini belirleyecek kararların, bölgede yaşayan topluluklar, kamu kurumları ve sivil toplum örgütlerinin işbirliğiyle, mevcut koruma mevzuatına uygun ve ekoturizm kapasitesini güvenli biçimde sürdürebilecek şekilde alınması gerektiği ifade ediliyor. Kaş’ın turizm potansiyelini ortaya koyan bu değerler bütünü, yanlış kararlar nedeniyle zarar görmemeli; doğal peyzaj ve kültürel miras, korunarak gelecek kuşaklara aktarılmalıdır.

Exit mobile version