Kaş’ın Akdeniz’e özgü dokusu ve ruhuyla iç içe geçmiş bir müzik serüveni. Bu yıl Kaş Caz Festivali, 7’nci kez sahnelerini kaşırıyor; 29, 30 ve 31 Ağustos günlerinde Kaş Setur Marina’da cazseverlerle buluşacak. Dj Barthez, Mert Pekduraner Group, Bülent Ortaçgil, Birsen Tezer, Yasak Helva, Gevende ve Jam Session gibi isimler festival programını renklendirecek. Ayrıca doğanın yeniden can bulması amacıyla TEMA Vakfı’na 200 fidan bağışının yanı sıra satılan her bilet için ek bir fidan bağışı sağlanacak. Festivalin kapılarını aralayan yönetmen Serdar Karatepe’nin sözleriyle sürdürülen bu yolculuk, yalnızca bir konserler dizisi değil, bir düşünce biçimini barındırıyor. Bir hayal olarak doğan Kaş Caz Festivali bugün bir kültüre dönüştü ve Kaş’ın ruhuyla derinleşti.
İlk adımlar mı attı? Geçmişin ışığında baktığımızda, sahnede çalan sanatçıların gözlerindeki ışıltı ve izleyicilerin coşkusu, bu yolculuğun doğru yolda olduğunu gösterdi. Ancak bu yolculuk, beklenenden daha büyüyerek bir kültüre dönüştü ve günümüzde bile bu dönüşüm sürüyor.
Festivalin zorluklarla yüzleşmesi ise kaçınılmazdı: küresel salgın, ekonomik ve siyasi belirsizlikler. Bunlar dinamikleri değiştirse de, sanat ve kültürün bir araya gelmesinin gerekliliğini daha net ortaya koydu. Bu süreçte festival inatla devam etti ve toplumsal bağlılığı güçlendirdi.
Gelecek vizyonu kapsamında Kaş Caz Festivali, sadece bir festival olmanın ötesine geçti: eğitim programları, atölyeler ve farklı şehirlerle kurulan iş birlikleri gibi projelerle genişliyor. Sürdürülebilirlik, genç müzisyenlere alan açma ve cazı daha erişilebilir kılma hedefleri, yeni adımların yapı taşlarını oluşturuyor.
Geçmiş altı festivalin anıları ise sayısız unutulmaz anla dolu. Gün batımının hafif aurası ya da bir teknenin usulca müziğe kulak vermesi gibi anlar, Kaş’ın büyüsünü sahneye taşıdı. En değerlisi, sahneye çıkan müzisyenlerin Kaş’ın doğasına kapılması ve bunun izleyiciye de geçmesi oldu: samimiyet.
Kaş için önemi kaçınılmaz: Kaş, özgünlüğünü koruyan nadir yerlerden biri. Bu festival, Kaş’ın özgün ruhuna katkı sunmayı sürdürdü; yerel halktan işletmelere, gençlerden sanatçılara kadar herkes bu deneyimin bir parçası haline geldi. Ekonomik bir katkının ötesinde, kültürel değerler üretildi. Kaş’taki insanlar artık “caz zamanı” geldiğinde heyecan duymaya başladı.
Bu yıl neler bekleniyor? Program, sınırları zorlayan, farklı disiplinlerden gelen müzisyenleri bir araya getiriyor. Yerel değerlerle evrensel seslerin buluşmasıyla zenginleşen bir akış var: sürpriz işbirlikleri, akustik performanslar ve doğayla bütünleşen özel setler. Kaş’ın kendine özgü enerjisiyle birleşince, sahnelerde yine unutulmaz anlar ortaya çıkacak.
