İzleyicinin Gözünden ‘Yan Rol’: Şenol Önder’in Yönetmenliğinde Sahneye Dönüş ve Sizin Rolünüz Nedir?

izleyicinin-gozunden-yan-rol-senol-onderin-yonetmenliginde-sahneye-donus-ve-sizin-rolunuz-nedir-SwImPvsb.jpg

Temmuz ayının en yüksek sıcaklıklarını ve kavurucu günlerini yaşadığımız şu günlerde, Kadıköy’deki Boa Sahne, sanatın direniş ve umut ışığı olabildiğine bir kez daha tanıklık etti. Tiyatro Mitos’un sahneye koyduğu “Yan Rol” adlı tek kişilik oyun, yalnızca bir sahne gösterisinden çok öteye geçerek, içinde bulunduğumuz karanlık ve zor zamanlarda insanlara küçük de olsa bir umut aşılamayı amaçlıyor. Oyunun enerjisi ve seyirciyle kurduğu bağ, içtenliği ve samimiyetiyle, yaşadığımız bu zorlu süreçte sanata ve insana olan inancımızı pekiştiriyor. Sahne sonunda, oyuncu Merve Polat’ın sahneden yaptığı vurguyla bu umudun varlığı bir kez daha teyit ediliyor.

KADINLARIN YAŞADIKLARI

Merve Polat’ın enerjisi ve sahneye hakimiyetiyle, seyirciye içten ve samimi bir iletişim kurduğu bu oyun, hem mesleğinde hem de hayatında “yan rol” olarak kalmış Canan’ın yaşamını anlatırken, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini, kadınların karşılaştığı zorlukları ve bu zorlukların günlük yaşamın her alanına yansımasını cesurca ele alıyor. Mizah ve tempoyu hiç kaybetmeyen anlatımıyla, oyunun dramatik ve komik unsurlarını ustaca harmanlayarak, izleyiciyi hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Oyun, özellikle kadınların “kız çocukluğu”ndan başlayıp, genç kadınlık dönemine geçişte karşılaştıkları sıkıntılara odaklanırken, sinema ve dizi sektöründe kadınların karşılaştığı zorluklara dair de çarpıcı bir pencere açıyor. Ayrıca, aile, arkadaşlık ve ikili ilişkilerdeki dinamikleri de cesurca sorgulayarak, toplumsal roller ve beklentiler çerçevesinde kadınların yaşadığı mücadeleyi gözler önüne seriyor.

Oyun, kazandığı prestijli ödüllerle de tanınıyor; 7. Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın Kadın Komedi Oyuncusu”, 2023 Direklerarası Tiyatro Ödülleri’nde “En İyi Tek Kişilik Prodüksiyon” ve 25. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde “Yılın En İyi Kadın Oyuncusu” kategorilerinde ödüller kazanmış durumda. Bu başarılar, oyunun hem sanatsal hem de toplumsal açıdan ne denli etkili ve anlamlı olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki aylarda yeniden Boa Sahne’de sahnelenecek olan oyun, yeni seyirci kitleleriyle buluşmayı sürdürecek ve sanatın direnç gücünü bir kez daha ortaya koyacak.

Küçük Çaplı Şaşkınlık ve Sahnede Anlık Etkileşim

Sahneye çıkmadan önce, koltukların merkezinde oyunun başlamasını beklerken, oyuncu Polat’ın ani bir şekilde seyirciler arasına karışması, oyunun atmosferini aniden değiştirdi. Bu beklenmedik an, seyircilerde küçük çaplı bir şaşkınlık yaratsa da, Polat’ın içten ve samimi tavrıyla, oyunun içine anında dahil olmayı başardı. Seyircilerle kurduğu diyalog ve muhabbet, oyunun başlangıcını içten ve doğal bir hale getirerek, insanların sahne ve oyunun gerçekliği arasındaki sınırı bulanıklaştırdı. Bu yaklaşım, hem oyunun dinamizmini artırdı hem de seyircilerin kendilerini oyunun bir parçası gibi hissetmelerine olanak sağladı. Polat, bu etkileşimin, sahnede ve sahne dışında kurulan samimi iletişimin, oyunun anlatım gücüne önemli katkılar sağladığını belirtiyor. Bu deneyim, tiyatro sanatının, sadece sahnede değil, aynı zamanda seyirciyle kurulan doğrudan iletişimde de güç bulduğunun kanıtı niteliğinde.

Polat’ın Rol Hazırlık Süreci ve “Yan” Olmanın Etkisi

Polat’a, rolüne nasıl hazırlandığını ve “yan rol” olmanın ona nasıl bir perspektif kazandırdığını sorduğumuzda, şu yanıtı alıyoruz: “Oyunu ilk kez izlediğimde, metne ve karaktere hakimiyetim oluştu. Bu, bana oyunu hayal etme ve içselleştirme imkânı verdi. Tiyatro Mitos’un arşivinde yer almadan önce, bir arkadaşımın önerisiyle oyunu izledim ve oradan ilham aldım. Oyunun yapım aşamasında, yönetmenimiz Şenol Önder ve dramaturgumuz Arzu Önder ile birlikte uzun uzun karakter ve metin çalışmaları yaptık. Sahneye çıkmadan önce, karakterin derinliklerine inmek ve ona özgü bir yaşamın parçası olmak adına yoğun bir hazırlık sürecinden geçtim. Bu süreçte, yönetmenimizin her dediğine dikkatle kulak verdim ve karakteri kendi iç dünyamda yeniden inşa ettim. Bu ekip çalışması ve güven ortamı, rolü bulmamda büyük kolaylık sağladı. Her ne kadar Canan, sahnede “yan rol” olsa da, bu rol bana aslında hayatımda “başrol” olma fırsatını da sundu. Bu nedenle, bu deneyim benim için hem sanatsal hem de kişisel olarak değerli ve öğretici oldu.”

En zorlandığınız nokta ise, sadece tek kişilik bir metnin başrolü iken, hayatın her alanında “yan” kalmış bir karakteri, hakkıyla ve içtenlikle canlandırabilmekti. Ancak, seyirci tepkileri ve kazandığımız ödüller, bu zorluğu aşmamızda önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Polat, bu süreçte, hem karakteri hem de kendi sınırlarını aşarak, tiyatronun dönüştürücü gücünü bir kez daha deneyimlemiş oluyor.

Exit mobile version