Harbiye Açıkhava Yaz Oyunları Fosforlu Cevriye ile Başlıyor: Akıl Dolu Bir Açılış

harbiye-acikhava-yaz-oyunlari-fosforlu-cevriye-ile-basliyor-akil-dolu-bir-acilis-xDTD44xe.jpg

İBB Şehir Tiyatroları, sezon boyunca büyük ilgiyle izlenen ve kapalı gişe sahnelenen bir yapıtı, sanatseverlerle tekrar buluşturuyor. Fosforlu Cevriye, Suat Derviş’in kaleminden doğan ve içtenliği ile hafızalara kazınan Cevriye karakterinin izinde, izleyicileri 1930’lar ve 40’lar İstanbul’una doğru nazikçe yolculuğa çıkarıyor.

Gülriz Sururi’nin uyarlaması ve Yelda Baskın’ın ustalıkla yönettiği bu oyun, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar ve Zeynep Ceren Gedikali gibi oyuncu topluluğunu sahnede bir araya getiriyor. 15, 16, 17 Ağustos 2025 tarihlerinde saat 21.00’da sergilenecek olan oyun için biletler satışta.

OYUN HAKKINDA bölümünde, Cevriye’nin öyküsü bir sokak çocuğu olarak başlar; göğe yükselen umuduyla annesizliğin ve kimsesizliğin zorlu sınavlarını aşarken, denizin kıyısında büyüyen bir karakterin yaşamını hatırlatır. Hastalık ve soğukla ölümle yüzleştiği o gece karşısına çıkan esrarengiz Adam, onu yeni bir insana dönüştürür. Bu Adam aslında saklı bir idam mahkûmudur ve onu tanıdıkça Cevriye, geçmişten kopup gelen bir aşkın ve kararlılığın yolculuğuna adım atar. Hapis, sürgün ve zamanın acımasızlığı karşısında bile bu aşka olan bağlılığı sarsılmaz; çünkü Cevriye için sevgi, her şeyin ötesine geçer.

Oyun, 1930-40’lı yılların İstanbul’unun zengin ve renkli tasvirleriyle hayat bulur. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerde, batakhanelerde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve güçlü gençliğin çatışmaları ve dayanışmaları, sahnede çarpıcı öykülerle yeniden dillendirilir. Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye dönüp siyasi-mesleki ve maddi zorluklar içinde sürünürken Fosforlu Cevriye romanını yayınevlerine sunma arzusuyla ilerler. Ancak hemen her seferinde reddedilir. Onun asıl özlemi, bu eseri sadece bir roman olarak değil, bir müzikal biçimde sahnelenir görmekten ibarettir. Bu sınırları aşan vizyonun ilk temas noktası, genç aktris Gülriz Sururi’dir ve Sururi’nin de bu düşü paylaşması, nihai sahnelemenin Şehir Tiyatroları vesilesiyle gerçekleşmesini sağlayan itici güç olmaya dönüşür.

Oyunun içsel yolculuğu, sadece bir aşkın anlatımı değildir; aynı zamanda dönemin İstanbul’unun toplumsal dokusunu, sokakların sesini ve kadınların hayatta kalma mücadelesini yansıtıyor. Fosforlu Cevriye, yalnızca bir tiyatro oyunu olarak değil, bir dönemin belleğini sahneden günümüze taşıyan çok katmanlı bir deneyim olarak da okunmalı.

Exit mobile version