Şeşen, Müyorbir’in merkezinde toplanan değerlere vurgu yaparak birliğin yeni ufkunu konuşuyor. Bu kez, ulusal yapıdan uluslararası bir çatıya yol almak hedefinde kararlı olduğunu belirtiyor ve bu amacı doğrultusunda yürütülen çalışmaları öne çıkarıyor. Yıllara yayılan deneyimin izleri, konaklama ve eğlence mekânlarının lisanslanması konusundaki kazanımların yanı sıra, federasyonlar aracılığıyla sağlanan telif artışını da vurguluyor.
Telif gelirlerindeki artış üzerinde dururken, konaklama tesislerinin lisans almasını zorunlu kılan düzenlemelerin etkisini anlatıyor. Ayrıca gastronomi örgütleriyle kurulan ortaklıklar sayesinde umumi mahallerin de lisans kapsamına alınmasıyla telif gelirlerinin önemli ölçüde arttığını belirtiyor. Bu çabaların, daha önce düşük olan gelirleri yaklaşık on kat artırdığına işaret ediyor ve bu sonuçları, meslek birlikleriyle kurulan federasyonlar üzerinden yürütülen ortak çalışmalarla elde ettiklerini medyada paylaşıyor.
Dijital platformlar ve sanatçının hakları konusundaki endişelerini de dile getiriyor. Yapımcı payının eleştirel bir boyutta tartışıldığı bu dönemde, yüzde 10 gibi eski bir modelin, sanatçının çıkarlarını gerçekten karşılayıp karşılamadığı sorusunu gündeme taşıyor. Dijitalde hızlı değişimlere karşı kendi yaklaşımını güncelleyen Müyorbir, beş dağıtımda yoğunlukla karşılaşılan gelir dengesizliğine dikkat çekiyor ve bu paylaşımın toplu hak yönetimini ilgilendiren bir alan olmadığını ifade ediyor.
Neden tekrar aday? sorusuna yanıt verirken, telif haklarını bilmenin ve devlet kurumlarıyla köprüler kurmanın türünün tek örneği olan bu görevin zorluklarını vurguluyor. Tecrübesinin bu süreçte değerli olduğuna inanıyor ve gelecek yılın büyük ihtimalle son dönemi olacağını belirtiyor. Dijital dönüşüm sonrası gelir artışının, bu kararının doğruluğunu teyit ettiğini aktarıyor: 2023’te yaklaşık 29-30 milyon olan yıllık telif dağıtımı, 2024’te 89 milyon’a ve bu yıl ise 110 milyon’a ulaştı.
Bir sonraki hedef: Müyorbir’in uluslararası arenaya açılması. SCAPR ve AEPO-ARTIS üyeliğiyle dünya çapında bağlar kurmuş olan birliğin, 12 ülkelerle yapılan ikili anlaşmalarla ulusal bir yapıyı aşan bir yorumcu meslek birliği olarak konumlanması arzusunu dillendiriyor. Bu süreç, Müyorbir’i küresel sahnede etkili bir aktör haline getirmek için atılan stratejik adımlar olarak değerlendiriliyor.
Zamanın ruhuna uygun bir sahne hayatı dışında, Şeşen’in sahne çalışmalarına değiniyor. Candan Erçetin ve Harun Tekin ile gerçekleştirdiği sohbetler, meslek birliği yöneticiliğinin sanatsal hayattan ne kadar zaman çaldığına dair içgörüler sunuyor. Yönetim kuruluna olan bağlılığın, bireysel sanat kariyerine olan etkisini daima tartışmaya açtığını ve bu dengenin her dönemde dikkatle korunması gerektiğini belirtiyor.
