Antigone’nin Bursa’da sahnelenişi, bu defa yeni oyuncu kadrosu ve güçlü rejisiyle izleyiciyi derin bir düşünce yolculuğuna davet ediyor. Eleusis şenliklerinden modern tiyatronun sahne derinliklerine uzanan bu eser, izleyiciye yalnızca bir trajedi sunmuyor; iktidar ve adalet kavramlarının sınandığı bir tiyatro deneyimi olarak karşımıza çıkıyor.
Kreon’un otoriter duruşu ve Antigone’nun buna karşı yükselen itaat edilmeyen direnişi, anlatının merkezine yerleşiyor. Hilal Öztunca’nın sahnedeki yorumu, kadının gücü ile itaat arasındaki ince çizgiyi net bir dille gün yüzüne çıkarıyor. Bu karşıtlık, yalnızca karakterler arasındaki çatışmayı belirlemekle kalmıyor; izleyiciye toplumsal cinsiyetin normlarına karşı bir meydan okuma niteliği de yükleyerek oyunun moral dokusunu güçlendiriyor.
İlahî ve siyasi otorite arasındaki gerilim, dekorun ve müziğin ustaca kullanımıyla daha da yoğunlaşıyor. Şafak Kerem Kızıltan’ın atmosferik tasarımı ve Oktay Köseoğlu’nun müziği, sahnede seyirciyi adeta birer tanık haline getiriyor. Rejisinin kalemi Altıu Görgü’nün elinde, Antigone’nun konuştuğu her kelime, mahkûm olan sessizliğe karşı yükselen bir ses olarak yankılanıyor.
Oyun, sadece bir tragedyadan ibaret kalmıyor; kadının direnişinin evrensel yüzünü, bireyin özgürlük arzusunun devletin gücüyle nasıl çatıştığını derinlemesine irdeliyor. Antigone’nin adalet arayışı, bireyin ve kadının erkeğe karşı duruşunun çarpıcı bir ifadesi olarak sahnede kendini gösteriyor.
Altuğ Görgü’nin rejisiyle sahneye taşınan bu temsilde, kalabalık bir korunun aynı anda haykırdığı şu sözler, oyunun ana mesajını özetliyor: “Ben kadınım, ama susmam.” Devletin kudretine karşı insanı ve insanlığın onurunu savunan bu sözler, seyirciyi hem duygusal hem entelektüel bir hesaplaşmaya yönlendiriyor.
Oyun, 2-9-16 Aralık saat 20.00’de Podyum Sanat Mahal’de yeniden Bursalılar ile buluşacak. Bu karşılaşma, kaçırılmaması gereken bir düşünce ve duygu deneyimi olarak öne çıkıyor.
