Bir Çatı Altında Birikmiş Binlerce Eser: Uzman Uyarısı Müzelerin Koleksiyonlarındaki Parçalanma ve Büyük Riski

bir-cati-altinda-birikmis-binlerce-eser-uzman-uyarisi-muzelerin-koleksiyonlarindaki-parcalanma-ve-buyuk-riski-cpHV6a4j.jpg

Binlerce yazma eserin paha biçilemez değeri, Türkiye Yazma Eserler Başkanlığı adı altında toplanacak. Uzman bir restoratörün açıklamasına göre, İstanbul’da bulunan Arkeoloji Müzesi ile Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ndeki yazma eserler de bu süreçte yer alacak. Restoratör, bölge müdürlüklerinin Konya, İstanbul ve Ankara’da bulunduğunu ve depoların kapasitesinin sınırlı olduğunu dile getiriyor. Sayıştay raporlarında kayıtsız kitaplardan söz edilmesi, sürecin dikkatle ele alınması gerektiğini gösteriyor.

KURU FASULYECİYE VERİLMİŞ Restoratör, eserleri tek bir çatı altında toplamanın müzelerin koleksiyonlarını parçalamak anlamına geleceğini savunuyor. Eserlerin mevcut depolama koşullarında korunduğunu ve uzmanların bu alanlarda görev yaptığını belirtiyor. Ayrıca mevcut durumda müzelerdeki yazma eserlerin sayısının tek bir kurum çatısı altında toplanması için gereken devasa depolama alanını zorunlu kıldığını ifade ediyor. Yazma Eserler Başkanlığı’nın ise Süleymaniye Kütüphanesi binası ve yan binalardan oluştuğunu hatırlatıyor; alt katlardaki dükkânların kuru fasulyecilere tahsis edildiğini belirterek, bu yapının potansiyel bir risk yarattığını vurguluyor.

KÜLTÜREL EFSAİ DURUŞ Restoratör, Yazma Eserler Başkanlığı’nın Dijitalleştirme Projesi ile bütün yazma eserlerin görsellerini kendi bünyesinde topladığını ve araştırmacıların uzaktan erişimine açtığını ifade ediyor. Ancak bu yaklaşım, fiziksel olarak eserleri bir araya getirmenin doğuracağı sakıncaları karşılamıyor; bir kütüphanenin araştırmacıyı bilgiyi buldurma görevi, eserleri müzelerden koparıp tek bir yerde biriktirmekle aynı anlama gelmiyor. Kütüphaneler ile müzelik değer taşıyan eserlerin fonksiyonları ve amaçları birbirinden ayrıdır.”

KANUN YOK Uzman, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın mevcut muafiyetlerle ilişkin kanununun 2010 tarihinde kurulduğunu, ancak daha sonra değiştiğini ve birçok maddenin yürürlükten kalktığını belirtiyor. Şu an kuruluş kanunlarının bulunmadığını, kurumun KHk ve 6093 sayılı Kanun’un 8. bölüm geçiş hükümlerine dayanarak hareket ettiğini söylüyor. Müzeler ve kütüphaneler farklı müdürlüklere bağlı oldukları için, yazma eserlerin korunmasıyla ilgili yaklaşım da dikkatle ele alınmalı. Müzeler 2863 sayılı Kanun’a tabiyken, kütüphanelerdeki kitaplar bu kanunun kapsamı dışında değerlendiriliyor.

HAVALANDIRMA İYİ OLMALI Eserler, yeterli havalandırma koşulları olan karanlık olmayan ortamlarda saklanmalı; sıcaklık 18–20 derece ve bağıl nem %50–%55 aralığında tutululmalıdır. Ayrıca depolarda argon gazı ile yangın söndürme sistemi bulunmalı ve depolarda yanıcı olmayan metal raflar tercih edilmelidir.

TEŞHİRDEKİ ESERLER KALDIRILMAYACAK Bakanlığın açıklamasına göre, sergiledikleri eserler korunmaya devam etmekte ve teşhirdeki eserler alınmayacaktır. Depolarda bulunan eserler alınarak, müzeler sergilemek istedikleri parçaları envanter üzerinden seçebileceklerdir.

Exit mobile version