Adana Uluslararası Altın Koza Film Festivali, Türkiye’nin en büyük iki sinema buluşmasından biri olarak bu yıl yeniden perdelerini araladı. Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende, Barış ve Özgürlük temalarının yankısı hâlâ hissediliyordu; zira etkinliğin sunuculuğunu Oylum Talu ve Yekta Kopan üstlendi ve koltuğu boş bırakılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın mesajı geceye damga vurdu. Sanatçının özgürlüğü temasını işleyen konuşmada Karalar, düşüncelerin ifade edilmesi ve eleştiri haklarının günümüzde giderek daha ağırlaşıp suç gibi görülmeye başlandığını vurguladı. “Sanatçı özgür olmadığında üretimden söz edilemez,” diyerek, yaratıcılığın etkilenmemesi adına özgürlük gerekliliğini bir kez daha vurguladı. Ayrıca Yılmaz Güney Müzesi’nin festival kapsamında açılması planının tamamlanamadığını, fakat sürecin özveriyle sürdüğünü ifade etti ve sanatın özgürleştiği bir gelecek dileklerini iletti. Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer ise şehrin son günlerde adeta bir sinema kenti kimliği kazandığını dile getirdi.
Pelin Esmer Rüzgarı festival boyunca öne çıkan bir başka başlık oldu. Pelin Esmer’in “O da Bir Şey mi” filmi sekiz ödülle gecenin en çok kazanımı olarak öne çıktı. Ulusal Uzun Metraj Yarışması’nda jüri büyük ödülü bu filme giderken Esmer, en iyi yönetmen ödülüyle geceyi iki büyük başarıyla noktaladı. Ayrıca görüntü yönetmeni, sanat yönetmeni ve Adana İzleyici Ödülü gibi dallarda da ödüller bu yapıt için toplandı. SİYAD ve Film-Yön gibi meslek birlikleri de Esmer’i en iyi yönetmen olarak tescilledi. Dağıtılan diğer ödüller arasında En İyi Kadın Oyuncu paylaşımları, En İyi Erkek Oyuncu ve yardımcı oyuncular için verilen ödüller dikkat çekti. Esmer, ödüllerini Karalar’a ve tutuklu olan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’a ithaf etti.
Gece, Yılmaz Güney Ödülü’nün yanı sıra Orhan Eskiköy’ün edebiyat uyarlaması üzerine yer alan özel ödülüyle sona erdi. Eskiköy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek yaşam hakkına ve sanatsal özgürlüğe vurgu yaptı; “Nefes alamıyoruz, lütfen yaşamamıza izin verin” sözleri salonda büyük yankı uyandırdı. Bu çağrı, Sanatçılar ve öğrenciler başta olmak üzere toplumun geniş kesimlerine yönelik bir temenniyi içinde barındırdı.
Festivalin açılış ve kapanış ritüellerinin ötesinde, bu yıl sahneler kısa ve belgesel türlerine ağırlık vererek yeni nesil yeteneklerin görünür kılınmasına odaklandı. Geleneksel olarak Esas 01 Burda Alışveriş Merkezi’ndeki Cinemapink’te yapılan gösterimler, bu yıl da sinema tutkunlarını tek çatı altında topladı. Geçmiş yıllarda olduğu gibi AVM’deki gösterim sıraları, sinema severlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı ve ziyaretçilerin festival bilgisini aktarma isteğini pekiştirdi.
