Uzmanından Yeni Yıl İçin Öneri: Beklentinizi Değil Umudunuzu Büyük Tutun

uzmanindan-yeni-yil-icin-oneri-beklentinizi-degil-umudunuzu-buyuk-tutun-PK12xry9.jpg

Yeni yılın hemen sihirli bir dönüşüm getirmediğini; fakat farkındalık ve yön belirleme açısından güçlü bir eşik sunduğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Alparslan Asil Budaklı, beklenti ile umut arasındaki farkın ruh sağlığı için kritik olduğunu belirtti. Beklenti, kesinlik ararken umut esnekliğini korur; bu yüzden yeni yılda umutların büyütülmesi gerektiğini vurguladı.

“YENİ YIL BİR MUCİZE DEĞİL, FARK ETME DURAĞIDIR” olarak dile getirilen düşüncenin, hayatı tek bir tarih anında değiştirme yanılgısına karşı bir uyarı olduğunu söyledi. Bu dönemde kendine yöneltilen sert eleştirilerin ilerlemeyi zorlaştırdığını ifade eden Budaklı, değişimin anlayışla başladığını belirtti.

“BİR GECEDE TOPARLANMA BEKLENTİSİ GERÇEKÇİ DEĞİL” şeklinde özetlenen görüşe göre, yılbaşı hedefleri çoğu zaman aşırı ideallerle yüklenir. Değişim genelde küçük, tekrarlayan adımlarla hayatın içine alınır; hızlı iyileşmeyi beklemek yerine zorlanmanın azalmasının bile ilerleme olduğuna değindi.

Beklenti değil, umut büyütülmeli ifadesiyle devam eden sohbet, hedef belirlerken hangi soruların yol göstericisi olması gerektiğini hatırlattı: zor bir günümde bunu yapabilir miyim? Cevap hayırsa hedef küçültülmelidir; küçülme, kişinin küçülmesi değildir.

“KÜÇÜK AMA GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR HEDEFLER KOYUN” başlığı altında hedeflerin çoğunlukla soyut olduğunu belirten Budaklı, günlük hayatın değişimini somut davranışlar sağlar: haftada üç gün 20 dk yürüyüş, her akşam 10 sayfa kitap okumak gibi pratik adımlar, beyinin büyük sözlerden daha çok küçük alışkanlıklara tepki verdiğini ortaya koyar. Küçük, uygulanabilir hedefler sürdürülebilirliğin anahtarıdır.

“KAYGI YÜKSELDİĞİNDE ZİHNİ DEĞİL, BEDENİ SAKİNLEŞTİRMEK GEREKİR”diye vurgulayan Budaklı, kaygı artışında zihnin hızlandığını ve bedenin gerildiğini belirtti. Burada amaç kaygıyı sıfırlamak değil, bedeni dengeye almak; nefes egzersizleri sinir sistemi üzerinde olumlu etkiler sağlar. Bilinçli nefes, kendini güvende hissettiren mesajlarla kaygı döngüsünü kırar.

“UYKU DÜZELİRSE KAYGI DA AZALABİLİR” sözleriyle uyku ile kaygı arasındaki bağlantıya dikkat çekti. Uykusuzluk ve aşırı kafein tüketimi bedeni sürekli alarm halinde tutar; yatmadan 60 dakika önce ekranları azaltmak, uykuya uygun bir ritim sağlamak kaygıyı yönetmede etkili olabilir. Eğer pratikler uygulanırsa, uyku düzeldiğinde kaygının da doğal olarak azaldığı gözlemlenebilir.

“ŞANS OYUNLARINDA UMUT TEK BİR KAPIYA BAĞLANMAMALI” ifadesiyle, yılbaşı döneminde şans oyunlarına yönelimin motivasyonunun çoğunlukla finansal olmayan rahatlama ihtiyacından kaynaklandığını belirtti. Tek bir ihtimale bağlanan umutlar kırılgan olur; kayıplar sonrasında telafi dürtüsü bağımlılık riskini tetikleyebilir.

“YENİ YILDA HERKES AYNI ŞEYLERİ HİSSETMEZ” diyen Budaklı, bu dönemin herkeste aynı duyguları tetirmediğini söyledi. Zihin hızlı çalışırken olumsuz düşünceler artabilir ve beden gerilir. Temel düzenleyici teknikler, kaygıyı sıfırlamadan bedeni ve dikkati yeniden dengeye almayı amaçlar. Nefes gibi basit yöntemler çoğu kişide etkili sonuçlar doğurur.

“KAYGIYLA BAŞA ÇIKMAK İÇİN İKİ ETKİLİ YOL” olarak iki yöntemi paylaşan Budaklı: Bir dakikalık nefes çalışması ve duyularla anı yakalama tekniği. Nefes çalışması, burundan alınan 4 saniye, 6 saniye bekleme, 6 saniye veriş ile 10 tekrar ritmi; 5-4-3-2-1 tekniği ise duyulara odaklanarak zihni şu anla buluşturmayı sağlar. Bu süreçler, bedene güven duygusunu verir ve kaygıyı azaltır.

“YENİ YIL BİR SINAV DEĞİL, BİR DURAKTIR” düşüncesiyle de sonunda, yeni yılın kendine acımak yerine küçük düzenlemeler yapma ve nefes almaya odaklanma için bir durak olduğunu hatırlattı. Kendinize karşı şefkatli yaklaşmanın, bu dönemi daha sağlıklı geçirmenin anahtarı olduğunu belirtti.

Exit mobile version