Ocak 2022 ile Aralık 2024 arasında Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Yağmur Ekenoğlu Merdan’ın yürüttüğü geniş kapsamlı inceleme, kan örneği veren 2.768 HIV taşıyıcısını kapsadı. Çalışmada frengi tanısının, iki ayrı testin de aynı anda pozitif çıkmasıyla konulduğu belirtildi. HIV taşıyıcılarının yaklaşık üçte biri, aynı zamanda frengi hastalığıyla da karşı karşıya kaldı.
Analizde erkeklerde enfeksiyon oranı kadınlara kıyasla belirgin şekilde yüksek bulundu; erkeklerde frengi oranı %37,1 iken kadınlarda bu oran %6,1 olarak kaydedildi. 31–40 yaş grubundaki bireylerde ise enfeksiyon oranı %37,4 ile en üst seviyeye çıktı. Ortalama yaş için gruplar arasında gözlenen fark belirgin değildi ve sonuçlar, riskin yaşa değil, genç yetişkinlik döneminde görülen davranış farklılıklarına bağlı olabileceğini işaret ediyor.
İki hastalığın da cinsel yolla bulaştığına dikkat çekildi: Dr. Merdan, HIV’i bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyonlara yol açan bir virüs olarak tanımlarken, frengiyi ise Treponema pallidum bakterisinin yol açtığı ve erken dönemde semptomsuz cinsel temasla başlayabilen bir enfeksiyon olarak açıkladı. Tedavi edilmediğinde kalp, beyin ve diğer organlar için ciddi riskler oluşturan bu hastalıklar, benzer bulaşma yolları nedeniyle aynı kişide birlikte görülebiliyor.
Frengi ve HIV’nin bulaşma yollarının örtüştüğüne vurgu yapan Dr. Merdan, tanı konmamış veya tedavi edilmeyen cinsel yolla bulaşan hastalıkların HIV ile yaşayan bireylerde halk sağlığı açısından ciddi bir sorun olarak kalmaya devam ettiğini belirtti. Erkeklerdeki yüksek oranın, bazı gruplarda riskli cinsel davranışların daha yaygın olduğuna işaret ettiğini ifade etti.
HIV tedavisinde frengi taraması zorunlu olmalı: Araştırma bulguları, HIV tedavisi gören hastalarda düzenli frengi taramasının şart olduğuna işaret ediyor. Özellikle genç erkek hastalar için önleyici çalışmaların artırılması gerektiğini söyleyen Dr. Merdan, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ile HIV’e yönelik sağlık hizmetlerinin birlikte yürütülmesinin salgının kontrolünde kritik rol oynadığını vurguladı. Toplumda cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda farkındalık yaratmanın, erken tanı ve güvenli cinsel davranışlar konusunda bilinçlendirme çalışmalarını da kapsaması gerektiğini sözlerine ekledi.
