MR ve Tomografi Raporlarında Kopyala-Yapıştır Skandalları: Erkek Hastada Rahim Çıktı, Bursa’daki MR’a Ağrı’dan Rapor!

mr-ve-tomografi-raporlarinda-kopyala-yapistir-skandallari-erkek-hastada-rahim-cikti-bursadaki-mra-agridan-rapor-HetCkYX6.jpg

Sağlık sistemi gündemine oturan dev taşeron uygulaması, kamu hastanelerinde çekilen MR ve BT görüntülerinin raporlarının hızla ve dış kaynaklı uzmanlar tarafından yazıldığı iddialarıyla tartışma yarattı. Bursa’da çekilen MR raporlarının Ağrı’dan yazıldığı, bazı raporların ise kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlandığı öne sürülüyor. Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları, bu uygulamanın tanı hatalarına ve hayati risklere yol açtığını belirtti.

Raporları yazan kişilerin hastanede bulunması gerektiğini savunan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap, kilometrelerce öteden gelen bir kişinin değerlendirme yapıyor olmasının sakıncalı olduğuna dikkat çekti ve “Üstelik bu kişilerin radyoloji uzmanı olup olmadıkları bile net değil” dedi.

Raporlarda güvenilirlik kaybı Bursa Tabip Odası, “Radyoloji Hizmetlerinde Taşeronlaşma” başlıklı raporunda, görüntülerde açıkça görülen kitlelerin normal raporlandığını ve bir erkek hastanın raporunda rahim ölçülerine yer verildiğini örneklerle aktardı. İstanbul Tabip Odası Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu ise bu tabloyu sağlıkta dönüşüm programıyla ilişkilendirdi ve “Hizmet ucuza mal ediliyor, bedelini hastalar ödüyor. Çekimler kalitesiz, raporlar güvenilmez” ifadelerini kullandı.

Tekelleşme endişesi Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, görüntüleme hizmetlerinin aynı şirketler üzerinden sürdürüldüğünü belirterek, “Cihazları kuran firmanın başka bir şirkete geçişi neredeyse imkânsız. Bu durumda tekelleşme kaçınılmaz” diye konuştu. Taşeron firmaların uzmanlara rapor başına çok düşük ücretler ödediğini söyleyen Binbaş, “Bu koşullarda sağlıklı ve ayrıntılı bir değerlendirme mümkün değil” dedi.

Hayati sonuçlar doğuran hatalar Bursa Tabip Odası’nın araştırmasına göre hekimlerin %7’si uzaktan yazılan raporlara güvenirken, %83’ü son bir yıl içinde hatalı MR veya BT raporlarıyla karşılaştığını belirtti. Doktorların %95’i ise raporların hastanede görev yapan uzmanlar tarafından yazılması gerektiğini vurguladı.

Raporlardaki örnekler, hataların boyutunu gösteriyor Raporda şu sorulara yanıt aranıyor: hastanın tedavi veya takip planında hatalar yaratıp yaratmadı? Röntgenler karıştırıldı mı? Beyin metastazı normal olarak raporlandı mı? BT anjiografilerde yüzdeler yanlış verildi mi? MR raporunda 4 santimetrelik bir kitle görmezden geldi mi? Taşeron firmanın bazı raporları “normal” olarak defalarca mı yazdı? PET için ölçüler önemli olduğunda, 1 santimlik lezyon bile değeri kaçırıldı mı? Hastalardaki kitleler doğru algılanmadı mı? Adli vakalarda ameliyat kararları nasıl etkilendi?

Bu ve benzeri vakalar, raporların güvenilirliğini ve hekimlerin klinik kararlarını doğrudan etkileyen ciddi sorunları gündeme getiriyor.

Exit mobile version