Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, kış mevsiminde bile su tüketiminin en az yaz aylarındaki kadar önemli olduğunu vurguluyor. Su, yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak vücudun her anki işlevlerini destekler; “su hayattır” ifadesi onun için en sade ve güçlü açıklamadır. Erkeklerin approximately %60’ı, kadınların ise yaklaşık %50’si sudan oluşur; bu oranlar suyun hayattaki kritik rolünü net bir şekilde gösterir.
Kışın terleme oranı düşse de vücudun sürekli su kaybettiğini unutmamak gerekir. Kapalı alanlarda klima veya ısıtıcıların etkisiyle iç ortam sıcaklığı yıl boyunca yakın değerlerde kalır. Bu nedenle günlük belirli bir su kaybı oluşur ve vücut saatlik yaklaşık 0,5 litre, günlük ise yaklaşık 1,2 litre su kaybeder; bu da yaklaşık 6 bardak suya denk gelir.
SUYUN HER MEVSİM ÖNEMİ konusunda Üstündağ, soğuk havalarda susuzluk hissinin daha az ortaya çıkabildiğini, bu yüzden insanların yeterince su tüketmediğini belirtiyor. Su ihtiyacı kişiden kişiye değişse de genel referanslar, yaşamın sürdürülebilirliği için temel alınmalıdır. Avrupa standartlarına göre; kadınlar için günlük yaklaşık 1,75 litre ve erkekler için yaklaşık 2,5 litre su tüketimi idealdir. Hastalık, ağır fiziksel aktivite veya özel durumlarda bu miktar artırılmalıdır. Hamilelikte ise ek olarak en az 0,5 litre daha alınması önerilir.
Besinler de su kaynağıdır; ekmek ve makarna gibi gıdaların yaklaşık %45’i, meyve ve sebzelerin ise önemli miktarlarda su içerdiğini unutmamak gerekir. Üstündağ, susuzluğun bağışıklık sistemini zayıflattığını, ciltte kuruluk ve baş ağrısı ile yorgunluğu tetikleyebileceğini vurgular.
