Kilo Kontrolü Meme Kanseri Riskini Azaltıyor: Bilimsel Bulgular ve Yaşam Tarzı Önerileri

kilo-kontrolu-meme-kanseri-riskini-azaltiyor-bilimsel-bulgular-ve-yasam-tarzi-onerileri-9eL5ZTlZ.jpg

Bir meme kanseri farkındalık ayı kapsamında Atakule Event Hall’da gerçekleştirilen panelde, meme sağlığında multidisipliner yaklaşımın önemi ve tarama yöntemleriyle erken tanının katkıları üzerinde duruldu. Uzman hekimler, düzenli kontrollerin ve bilinçli farkındalığın topluma nasıl yansıması gerektiğini katılımcılarla paylaştı.

Etkinliğin konuşmacılarından biri olan Prof. Dr. Hüsnü Hakan Mersin, meme kanserinin dünya genelinde ne kadar yaygın olduğuna dair bilgiler verirken, erken dönemde yakalanmanın tedavi başarısına olan etkisini vurguladı. “Meme kanseri ekim ayında dünya genelinde duyarlılığı artırmaya yönelik kapsamlı çalışmaların sürdürüldüğü bir dönemdir. Her 8 kadından birinin yaşamı boyunca meme kanseri geliştirme riski bulunuyor ve dünya genelinde yıllık vaka sayısı yüksek seviyededir. Ancak erken saptama ile iyileşme şansı büyük ölçüde artmaktadır,” dedi.

“MEME KANSERLERİNİN YÜZDE 85’I GENETİK GEÇİŞLİ DEĞİL” başlığı altında, memesinin sadece kadınlarda değil, erkeklerde de görülebileceğini belirtti. Yaş arttıkça riskin yükseldiğini ifade eden Mersin, 50 yaş sonrasında taramaların daha dikkatli sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca meme kanserlerinin büyük bir kısmının genetik geçişli olmadığını, ancak aile öyküsü varsa riskin arttığını ve genç yaşlarda da taramaların gerekliliğini vurguladı.

“MAMOGRAFİNİN MEMEYE ZARARI YOKTUR” ifadeleriyle mamografinin güvenliğini yeniden hatırlatan Mersin, 20-25 yaşlardan itibaren kendi kendini kontrol etmenin önemine değindi. Ancak tek başına yeterli olmayan bu yaklaşımın, 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi ile desteklenmesi gerektiğini belirtti. Radyasyon dozunun çok düşük olduğuna dikkat çekerek, düzenli taramanın hastalıkları erken evrede yakalama ve tedavi başarısını artırdığını söyledi.

“AKTİF BİR YAŞAM FAYDA SAĞLAR” diyerek yaşam tarzı değişikliklerinin meme kanseri riskini azaltmadaki rolünü özetleyen konuşmacılar, düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve sağlıklı beslenmenin önemine vurgu yaptı. Obezite ile mücadele, aşırı kilo ve yağ dokusunun yönetilmesi, meme kanseri riskini azaltmada kilit rol oynuyor. Ayrıca güncel görüşler, tarama ve tanıda multidisipliner işbirliğinin gerekliliğini tekrar hatırlatıyor: Cerrahlar, onkologlar, radyoloji ve patologlar gibi birçok alanın ortak kararlarıyla oluşturulan tedavi planlarının, hastaların sağkalım oranlarını artırdığı gösterilmiştir.

Etkinlikte öne çıkan bir tema da, hastaların tek bir hekim tarafından yönetilen yaklaşımlardan çok, birden çok uzmanlık alanının bir araya geldiği multidisipliner tedavi modeline yönelmesinin faydalarıydı. Bu yaklaşımın, tanı ve tedavi sürecinin her aşamasında akılcı ve kişiye özel bir plan sunmayı hedeflediği belirtildi.

Exit mobile version