Günümüzde tiroit nodüllerine ilişkin farkındalık artış gösteriyor; bu durum ultrason gibi tanı yöntemlerinin daha sık kullanılmasından kaynaklanıyor. Nodüllerin çoğu asemptomatik olsa da fark edilebilir belirtiler, örneğin ses değişiklikleri, yutma güçlüğü ve nefes darlığı şeklinde kendini gösterebiliyor. Uzmanlar, nodüllerin yaklaşık yüzde 10 ila 20’sinin kötü huylu olabileceğini belirtiyor ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını vurguluyorlar. Sigara kullanımı ve genetik yatkınlık da dahil olmak üzere çeşitli risk faktörleri dikkatle değerlendiriliyor; kadınlarda tiroit kanseri sıklığı genellikle daha yüksek görülüyor.
Bir Endokrinoloji hekimi olan Dr. Ahmet Suat Demir, nodüllerin çoğunlukla besinlerdeki iyot eksikliğinden kaynaklandığını ifade ediyor. “Tiroit nodüllerinin oluşumunda en sık karşılaştığımız neden iyot eksikliğidir. Endemik bölgelerde tiroit nodülleri toplumun yaklaşık yüzde 15’inde görülebilir. Kadınlarda daha yaygın olan bu durum, çevresel ve genetik etkenlerle de güçlenir. Nodüller büyüdükçe bası bulguları ortaya çıkar; ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve nefes darlığı bu belirtiler arasındadır. Doğu Karadeniz bölgesinde lahana tüketiminin bu olguya bağlandığı ifade edilse de, asıl nedenin besinlerdeki iyot eksikliği olduğu unutulmamalıdır” dedi.
Vaka sayılarında artış gözlemlendiğini belirten Demir, “Nodül tespitindeki farkındalığımız arttı; ultrason kullanımı da bu artışa katkıda bulunuyor. Dokunarak muayene ettiğimizde mevcut nodüllerin yaklaşık yüzde 20’sini saptayabiliyoruz. Ultrasonda nodüllerin özelliklerini ve boyutlarını belirleyerek gerekli durumlarda biyopsi alıyoruz. Çoğu nodül için takip planı uygulanıyor; bazıları iyi huylu, bazıları ise kötü huylu olabilir. Gerekli tedaviyi, nodülün doğasına göre ayarlıyoruz” ifadelerini paylaştı. Nodüllerin yüzde 10 ila 20’si kötü huylu olma potansiyeline sahip; tiroit kanseri ise kadınlarda daha sık görülebiliyor ve bu durum, kadınların muayene için daha erken başvurma eğiliminden de etkileniyor.
Yaş ilerledikçe risk artıyor temasında bulunan uzman, tiroit kanseri ve nodülüyle ilişkili riskleri şöyle özetliyor: “Tiroit nodülü tüm yaş gruplarında görülebilir; ancak yaşla birlikte nodül sıklığı artıyor. Sigara kullanımı, radyoterapi ve romatolojik veya radyasyon öyküsü gibi faktörler kanser gelişimi için önemli riskler arasında. Sigara içenlere özellikle bırakmalarını öneriyorum. Çok sıkı diyetler önermiyorum; ancak kilo kontrolünün önemli olduğunu belirtmeliyim. Ailesinde tiroit kanseri olanlar ya da boyunda şişlik, yutma güçlüğü, nefes darlığı ve ses kısıklığı gibi yakınmaları olan hastalar mutlaka tiroit nodüllerini kontrol ettirmelidir”
