Türkiye’de son yıllarda erken ergenlik vakalarında belirgin bir artış gözlemleniyor. Özellikle kız çocuklarında 8 yaşından önce başlayan fiziksel değişimler, aileleri ve sağlık uzmanlarını endişelendiriyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son on yılda erken ergenlik tanısı alan çocuk sayısında yaklaşık %30’luk bir artış kaydediliyor. Uzmanlar, pandemi sürecinin evde geçirme süresinin uzaması, fiziksel aktivitenin azalması ve beslenme düzeninin bozulmasıyla bu artışın hızlandığını belirtiyor.
Pedagogo Elanur Buğçe Oral, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada normal ergenlik sürecinin kızlarda 10-12, erkeklerde ise 12-14 yaşlarında başladığını hatırlatarak, erken ergenlik kavramını şöyle tanımlıyor: kızlarda 8 yaşından, erkeklerde 9 yaşından önce başlayan ergenlik süreci bu kategoride yer alır.
Erken ergenliğin nedenlerinin genetik ve çevresel etkenlerin bir araya gelmesinden kaynaklandığını belirten Oral, genetik yatkınlık önemli bir rol oynasa da son yıllarda artışın çevresel faktörlerle de bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Obezite, hormonlu gıdalar, plastiklerdeki kimyasallar (özellikle BPA), stres, uykusuzluk ve çevresel faktörler tetikleyici olarak öne çıkıyor.
“ZORBALIĞA KARŞI SAVUNMASIZ HALE GELEBİLİRLER” başlığıyla öne sürülen bulgulara göre, erken ergenlikteki artışın başlıca nedenleri çocukluk çağı obezitesi ve çevresel endokrin bozucu kimyasallara maruziyettir. Yağ dokusunun östrojen benzeri hormonlar üretebilmesi nedeniyle bu durum ergenliği tetikleyebiliyor. Ayrıca hızlı yaşam temposu, artan ekran süresi, hazır gıdaların tüketimi ve çocukların psikososyal stres düzeyinin yükselmesi de etkenler arasında sayılıyor.
Belirti listesi aşağıdaki gibi öne çıkıyor: Kız çocuklarında meme tomurcuklarının belirginleşmesi, genital ve koltuk altı kıllanması, ani boy atımı; erkek çocuklarında testislerde büyüme, penis uzaması, genital ve koltuk altı kıllanması, sesin kalınlaşması. Bu belirtiler normalden daha erken yaşlarda görüldüğünde mutlaka bir endokrinoloji uzmanına başvurulması önem taşır.
Oral, çocukların yaşıtlarından farklandıkça kendi bedenlerini anlamakta zorlanabileceklerini ve akran zorbalığına maruz kalabileceklerini vurguluyor. Bu durum özgüven sorunları, beden algısı kaygıları ve depresif duygulanım gibi etkileri tetikleyebilir. Ergenlik süreci geçici bir döneme işaret eder; çocuk yeni bedenine uyum sağlamaya çalışır. Ancak bazı durumlarda akran grupları ya da yetişkinlerden beklenmeyen davranışlar, savunmasızlık hissini artırabilir ve istismar riskini yükseltebilir.
