Dünyada 3’te 1’i İyot Eksikliği Riski Altında – Güncel ve Bilgilendirici Haber Başlığı

dunyada-3te-1i-iyot-eksikligi-riski-altinda-guncel-ve-bilgilendirici-haber-basligi-ELPXvADN.jpg

İyot, vücut için hayati bir mineral olarak uzun yıllardır sağlık gündeminde yer alıyor. Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, 21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü çerçevesinde, iyotun metabolizma ve beyin gelişimi için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Tiroid bezinin Ti3 ve Ti4 hormonlarını üretmesini sağlayan bu mineralin, farklı yaş ve cinsiyete bağlı olarak değişen ihtiyaçlar doğrultusunda dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi.

“Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri iyot eksikliği riskiyle karşı karşıya,” diyen Yazıcıoğlu, Türkiye’nin kırsal kesimlerinde bu sorunun görülebilirliğine rağmen tuz iyotlama programları sayesinde kontrolün arttığını belirtti. Belirti ve tablo uzun süre fark edilmeyebilir: yorgunluk, saç dökülmesi, kilo artışı ve konsantrasyon güçlüğü gibi semptomlar çoğu zaman başka rahatsızlıklarla karışır ve bu durum uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabilir.

Uzman, fazla iyot alımının da zararlı olabileceğini hatırlatarak, yetişkinler için günlük üst sınırın 1100 mikrogram olduğuna dikkat çekti. Takviye kullanmadan önce bir sağlık profesyoneline danışılmasının önemini vurguladı.

Ortak rehberler doğrultusunda önerilen günlük iyot ihtiyaçları ise şu şekilde özetlendi: Yetişkinler 150 mikrogram, hamileler 220 mikrogram, emziren anneler 290 mikrogram olarak önerilir. Çocuklar ve ergenler için ise aralık 90-120 mikrogram arasında değişir. Bu ihtiyaçlar yaşama, çevresel etkiler ve hormonal değişikliklere bağlı olarak farklılık gösterebilir.

İyot eksikliğinin en çok tiroid bezini etkilediğini ifade eden Yazıcıoğlu, bu durumun guatr, hipotiroidizm ve gelişim gerilikleri gibi sorunları tetikleyebileceğini dile getirdi. Gebelik sürecinde iyot eksikliği, bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişiminde olumsuz sonuçlar doğurabilir ve bağışıklık sistemi üzerinde de etkili olabilir.

İyot eksikliğini önlemek mümkün olduğuna dikkat çeken uzman, iyotlu tuz kullanımı, haftada birkaç kez balık ve süt ürünleri tüketimi ile gebelikte düzeylerin kontrolünü önerdi. Ayrıca dağlık bölgelerde yaşayanlar, veganlar ve tiroid hastalığı olanlar için düzenli taramaların önemi üzerinde durdu. Basit bir idrar testiyle iyot düzeyinin kolayca izlenebileceğini belirtti.

Son olarak, tiroidin “sessiz kahraman” benzetmesini yapan Yazıcıoğlu, bu organın sağlığı için iyotla desteklenmenin hayati önem taşıdığını söyledi. Farkındalığı artırmanın, bu önlenebilir sorunun haberleştirilmesinde kilit rol oynadığını belirtti.

Exit mobile version