Fabrika ve makinelerin kiralanmasıyla ilgili davalarda Tahliye süresi ve zarar hesaplamalarının ayrı ayrı ele alınması gerektiğini vurgulayan bir karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından ortaya kondu. Kararda, tahliye tarihinin kesinleşmesinin, zararların belirlenmesi açısından temel bir adım olduğu belirtildi. Hor kullanım tazminatı, kira sözleşmeleri kapsamında sık karşılaşılan ve yüksek meblağlara erişebilen bir konu olarak ön plana çıkıyor; bu nedenle bu karar, benzer durumlar için bağlayıcı bir emsal teşkil ediyor.
YARGITAY’IN ÖNE ÇIKARDIĞI KURU KRİTERLER Mahkeme, zararların tespitinde şu esasları benimsemenin uygun olduğunu ifade etti: tahliye tarihi netleşmiş olmalı; her kalem için hor kullanım ile olağan kullanım ayrı olarak belirlenmeli; tahliye tarihi itibarıyla rayiç birim fiyatlar kullanılmalı; kullanım süresiyle orantılı yıpranma payı düşülerek toplam tazminat hesaplanmalı. Bu yönteme göre hazırlanan bilirkişi raporları, davalarda ekonomik kayıpları nesnel bir biçimde ortaya koyabilir.
YEREL MAHKEME SONUÇSUZ KALDI, ANCAK YARGITAY DAVA EDECEK Yerel mahkemenin davayı “hukuki yarar yokluğu” gerekçesiyle reddetmesi üzerine Yargıtay, tahliyenin davaya yansıdığını belirterek esasa ilişkin karar gerektiğini bildirdi. Bu yaklaşım, ileride benzer davalarda usul hatalarının önüne geçebilir ve ekonomik kayıpların daha hızlı telafi edilmesini sağlayabilir.
EMSAL ÖNemi Kararın yalnızca konut değil, işyeri, fabrika ve makine kiralamalarını da kapsayan bir etkiye sahip olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, yatırımcılar için sözleşme hazırlıklarında daha dikkatli olunması gerektiğini, kiracılar açısından ise olağan kullanımın ötesine geçen zararların tazminat sorumluluğunu doğurabileceğini belirtiyor.
“YÜKÜMLÜLÜĞÜN ÖNEMİNE UYGUN ŞEKİLDE KULLANMA BORCU” Avukat Hasan Can, kiracının sözleşmede açıkça yazılı olmayan durumlarda bile özen yükümlülüğüne uygun kullanım sorumluluğunu taşıdığını ifade ediyor. Olağan kullanım sonucu meydana gelen aşınma ve değer kayıplarından kiracının sorumlu tutulamayacağı ancak kullanım amacı dışında hareket edilmesi ya da zararın olağan ötesine geçmesi durumunda hor kullanım tazminatının gündeme geleceğini belirtiyor. Örneğin 14 yıl kiralanmış bir mülk için %17’lik yıpranma payı kabul edilirken bunun üzerindeki oransal kayıplar hor kullanımına ilişkin sorumluluğu doğuracaktır. Kısaca, sorumluluk yalnızca kötü (hor) kullanımdan kaynaklanan zararlar için geçerlidir.
