GİB, sponsor olmak isteyen kişi ve şirketlerin vergi borcunun olmaması gerektiğine vurgu yaparak, Türkiye’de sponsorluk süreçlerinde uygulanması gereken adımları netleştirdi. Buna göre, sponsor olmak isteyen taraflar bağlı bulundukları vergi dairesinden vergi borcu olmadığına dair yazı almalı ve sponsorluk sözleşmesinin bir örneğini ilgili vergi dairesine sunmalıdır.
Rehberde, sponsorluğa ilişkin işlemlerde “vergi borcu yok” denetliliğini öne çıkaran ifadeler yer alıyor. Ayrıca sponsor olan kişi ve kuruluşlar, sponsorluk dönemi boyunca doğabilecek vergi borçlarını ödemedikleri takdirde bu durumu ilgili makamlara bildirebilirler. Sponsorlar için yapılan ödemelerde makbuz veya dekontların bulunması ve bunlarda “sponsorluk amacıyla” ifadesinin geçmesi gerektiği de belirtildi.
Reklam ve sponsorluk ayrımı konusunda GİB, televizyon reklam kampanyalarındaki sporcuların kullanımıyla ilgili olarak bu harcamaların sponsorluk değil reklam gideri olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Ticari fayda sağlayan durumlar temel alınarak ayrım yapılır; örneğin bir ulaştırma firmasının takım otobüsündeki ilanı reklam olarak kabul edilirken, aynı firmanın sporculara ayakkabı temin etmesi sponsorluk olarak değerlendirilecektir.
Vergiden indirim imkanı kapsamında, Türkiye Futbol Federasyonu Kanunu uyarınca yapılan sponsorluk harcamalarının amatör spor dallarında tamamı, profesyonel spor dallarında ise %50’si gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak indirilebilmektedir. Bu kapsamda sponsorluk; sporcuların seyahat, konaklama, malzeme bedelleri, transfer bonservis bedelleri ve prim ödemelerini kapsayabilir. Ayrıca şirketlerin spor kulüplerine yönelik reklam giderleri, vergi matrahı üzerinde gider olarak dikkate alınır.
