Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember, COP30 öncesinde küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin nasıl geliştiğini inceleyen bir analiz yayımladı. Belem, Brezilya’da gerçekleşecek zirve öncesinde; ülkelerin kurulum hedefleri ile mevcut planlar arasındaki farklar öne çıkıyor.
Dubai’de 2023 yılında düzenlenen COP28’de, 100'den fazla ülke küresel kapasiteyi 2030’a kadar üç katına çıkarma ve toplamda yaklaşık 11 teravata ulaşma hedefini duyurmuştu. Ancak her yıl artan kurulum hızına karşın ulusal planlar çoğunlukla bu büyümeyi iki katına çıkarmayı hedefliyor ve belirsizlikler oluşuyor.
Güneş ve rüzgar kapasitesinde üç kat büyüme hedefinin uygulanabilir göründüğü belirtilse de, ülkelerin hedef eksiklikleri planlanan büyümeyi sınırlandırabilir. Bu yılın eylülüne kadar derlenen aylık veriler ışığında 2025’in dünya genelinde rüzgar ve güneş kurulumlarında yeni bir rekor kıracağı öngörülüyor. Büyümenin özellikle güneş enerjisi ve Çin’in devam eden yatırımlarından kaynaklandığı ifade ediliyor.
Bu kaynaklar, 2025 yılında yaklaşık 793 gigavatlık kapasite eklenmesini hesaplıyor; bu, 2024 yılında kaydedilen 717 gigavat artışa kıyasla yaklaşık %11’lik bir büyümeye denk geliyor. 2025’te güneş enerjisinin yıllık büyümesi yaklaşık %9, rüzgar enerjisinin büyümesi ise yaklaşık %21 olarak tahmin ediliyor. Çin’in güneşte küresel büyümeye yaklaşık %66 oranında ve rüzgarda yaklaşık %69 oranında katkıda bulunacağı öngörülüyor.
Ember Analisti Katye Altieri, analizde şu değerlendirmeyi paylaşıyor: “Yenilenebilir enerji kapasitesinin kurulumu hükümetlerin beklediğinden daha hızlı ilerliyor. Güneş öncülüğünde büyüyen bu güç, şebeke, esneklik ve depolama altyapılarının yeterince hızlı inşa edilmemesi riskiyle karşı karşıya kalırsa hedeflerin desteklenmesi zorlaşabilir.”
