Bu yıl küresel enerji yoğunluğunda kaydedilen iyileşme, enerji verimliliğinin potansiyel faydalarından tam olarak yararlanabilmek için hükümetlerin daha aktif adımlar atması gerektiğini gösteriyor. Rapora göre, küresel birincil enerji yoğunluğu bu dönemde yaklaşık %1,8 oranında iyileşme yolunda ilerlerken, bir önceki yıl %1’lik bir gelişmeyi işaret etti.
Enerji verimliliğinin hızında 2019 yılına kıyasla önemli bir durgunluk gözlemlense de, şu anda Hindistan ve Çin gibi büyük ekonomilerin kaydettiği ortalamaların üzerinde bir performans sergiledikleri belirtiliyor. Bu durum, dünya genelinde verimlilikteki ilerlemenin bazı ülkelerde olumlu işaretler bulduğunu gösteriyor.
Ancak rapor, COP28’de belirlenen hedeflerle mevcut ilerlemenin arasındaki farkı da vurguluyor. 2030’a kadar küresel yıllık enerji verimliliği artış hızını iki katına çıkarma hedefiyle çok sayıda hükümetin destek vermesi bekleniyordu; ne var ki şu anki oranlar bu hedefin gerisinde kalıyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’nde yaklaşık 200 ülke, bu hızın artırılması yönünde uzlaşıya varmış olsa da somut ilerleme kapanıyor gibi görünüyor.
IEA Başkanı Fatih Birol raporla ilgili olarak, mevcut ilerlemenin sevindirici olduğunu belirtirken bazı gelişmekte olan ekonomilerin de olumlu sinyaller gösterdiğini söyledi. Ancak verimlilikten elde edilecek tüm faydaların daha çok kişiye ulaşabilmesi için hükümetlerin çok daha yoğun çaba göstermesi gerektiğinin altını çizdi. Enerji verimliliği, artırılmış enerji güvenliği, daha düşük faturalar, daha rekabetçi maliyetler ve azalan emisyonlar aracılığıyla yaşam kalitesini ve geçim koşullarını iyileştirme potansiyeli taşıyor.
