Gümüş, bu yılın başında gram başına 32.87 TL seviyesindeyken, zaman içinde değer kazancı açısından dikkat çekti. Özellikle ABD’de başkanlık koltuğuna oturan ve ardından ticaret politikalarıyla küresel piyasalarda belirsizlikler yaratan gelişmeler, gümüşü altınla birlikte yatırımcıların radarına taşıdı. Sanayide talep artışı, stokların azalması ve boğazlayan yatırım davranışlarının etkisiyle ons başına yaklaşık 54 dolar, gram başına ise 72.6 TL’ye ulaşan seviyeler görüldü; ancak haftanın son günlerinde Çin-ABD ticaret geriliminin sürdürülebilirliğinin sorgulanmasıyla satışlar hız kazandı ve gümüşte değerde geri çekilmeler yaşandı.
Küresel piyasalarda gümüş dikkatle izlenirken, Goldman Sachs kısa vadede dalgalanmanın artacağını ve bu durumun yatırımcılar için risk oluşturabileceğini belirtti. Buna rağmen, teknik olarak gümüşün orta vadede yükseliş eğilimini sürdürmesi bekleniyor. Altına kıyasla gümüşün sanayiye olan geniş kullanım alanı ve elektrik iletkenliği konusundaki üstünlüğü, bu metalin uzun vadeli talebine olumlu katkı sağlıyor.
Türkiye özelinde, yastık altı talebinin gümüşe kaymasıyla birlikte toplam ithalatın etkilenmesi dikkat çekiyor. Geçen yıl 1420 ton gümüş ithal edilmiş ve bunun yaklaşık 222 tonu takı sektöründe kullanılmış. Külçe gümüş üretimini yapan 7 firma bulunuyor ve günlük üretim kapasitesi 10 tonun üzerinde. Kapalıçarşı’daki toptancılar, güven eksikliğinin insanların değerli metallere yönelmesini teşvik ettiğini belirtiyorlar. Gümüş, altına göre daha erişilebilir bir alternatif olarak görülüyor.
Bir analizci olarak değerlendirildiğinde, Genc Metal Rafineri’nin Hakkı Can Özdemir’iyle yapılan açıklamalarda, gümüşün altın karşısında değer kazanımı 20 yüzdeyi aştı derken, 2025 başında 100 gram gümüş için 1 gram altın alınabiliyorken şu an yaklaşık olarak 80 gram gümüş ile 1 gram altın alınabildiğini belirtti. Sanayi talebinin artması ve yatırımcıların altın yerine gümüşü birikim aracı olarak tercih etmesi bu durumu açıklayan ana etkenler arasında gösteriliyor. Özdemir ayrıca yılbaşına kadar gümüşün gram fiyatının 100 TL’yi aşabileceğini ve ons başına 60 doların üzerinde kalabileceğini öngördü.
Küresel tahminler ise çoğunlukla geride kaldı. Bazı kurumlar 2025 yılsonu için daha düşük hedefler belirlerken, bazıları ise 40-50 dolarlar aralığında tahminler sunuyor. Örneğin Citigroup 40 dolar, JP Morgan 38 dolar görevi öngördü; Dünya Bankası ise 31.4 dolar gibi daha düşük bir seviyeyi işaret etti. LBMA ve diğer piyasa aktörlerinin verileriyle karşılaştırıldığında, dünya piyasaları arasındaki farklar gümüşün arz-talep dengesinin ne yönde gelişeceğine dair ipuçları veriyor.
Trafikteki hareketlilik ise gümüşün likiditesini ve taşınabilirlik potansiyelini güçlendiriyor. LBMA denetimindeki kasalarda yaklaşık 790 milyon ons gümüş bulunurken, altın stoğu yaklaşık 284 milyon ons civarında. ABD’nin bazı ithal metallere ek gümrük vergisi uygulaması, spekülatif alımları tetikleyerek stokları daralttı. ABD piyasalarda gümüş yaklaşık 48 dolar, Londra’da ise 52 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Bu farklar, taşıma ve arbitraj operasyonlarını etkileyerek piyasalarda yeni hareketleri tetikleyebiliyor.
