TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank’tan Önemli Açıklamalar
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı, aynı zamanda AK Parti Bursa Milletvekili olan Mustafa Varank, gündemdeki madencilik sektörüne ilişkin yasa teklifine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Varank, teklif kapsamında yer alan maden sahalarının rehabilitasyonu ile ilgili düzenlemelerin detaylarını paylaşırken, bu düzenlemelerin sektördeki uygulamaları nasıl etkileyeceğine dair geniş bilgiler sundu.
400 Bin Ruhsat İddiası ve Gerçekler
Teklifin tartışıldığı sırasında bazı milletvekillerinin, “Türkiye’de toplamda 400 bin ruhsat verildiği” yönündeki iddiaları gündeme getirmesi üzerine, Mustafa Varank, bu rakamların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Varank, özellikle bu iddianın yanlış olduğunu belirterek, şu bilgileri paylaştı:
- 2002 yılından itibaren toplam 86 bin arama ruhsatı ve 25 bin 500 işletme ruhsatı verildi.
- Aynı dönemde 97 bin ruhsatın ise terk veya iptal edildiği bildirildi.
- Günümüzde aktif olarak devam eden ruhsat sayısının sadece 10 bin civarında olduğunu ve fiilen işlem gören işletme ruhsatlarının ise yaklaşık 4 bin 600 olduğunu açıkladı.
Varank, bu rakamların abartılı olduğunu ve Türkiye’deki maden sahalarının toplam yüzdesinin sadece %2,7 seviyesinde olduğunu belirtti. Ayrıca, fiili kazı yapılan alanların toplam alanlara oranının binde bir civarında olduğunu ve uluslararası standartlar dikkate alındığında Türkiye’nin maden sahası bakımından düşük konumda bulunduğunu ifade etti.
Rehabilitasyon ve Kanun Düzenlemeleri
Mustafa Varank, meclisteki görüşmeler sırasında madencilik sektöründe rehabilitasyon konusunun da detaylı şekilde ele alındığını hatırlattı. Ayrıca, mevcut rehabilitasyon kanununun, yeni düzenlemelerle kıyaslandığında daha az etkin olduğunu belirtti. Yeni teklifin, madencilik şirketlerini daha fazla sorumluluk altına soktuğunu ve rehabilitasyon çalışmalarını zorunlu hale getirdiğini söyledi.
Varank, sözlerine şöyle devam etti:
“Mevcut rehabilitasyon kanunu, düşük bedellerle işlemlerin tamamlanmasına neden oluyor ve bu bedeller Hazine’ye aktarılıyor. Bu da bütçeye gelir olarak yansımıyor. Biz ise, ayrı bir rehabilitasyon fonu ve hesabı açarak, bu fonu hem faizle değerlendirecek hem de rehabilitasyon çalışmalarında kullanacağız. Bu yeni düzenleme ile hem finansal kaynak yaratmış olacağız hem de sorumluluk bilincini artıracağız.”
Ancak, bazı milletvekillerinin bu düzenlemelere karşı çıkmasının kendisini şaşırttığını belirten Varank, sözlerine şunları ekledi:
“Rehabilitasyon konusunda teşekkür beklerken, arkadaşlarımızın itirazlarıyla karşılaştık. Bu durum, sektörün gelişimi ve sürdürülebilirliği açısından üzücü. Mevcut durumdaki rehabilitasyon bedellerinin düşük kalması ve Hazineye aktarılması, sektörün ve çevrenin zarar görmesine neden oluyor.”
Görüşmeler ve Sonraki Adımlar
Mustafa Varank, açıklamalarının ardından, teklifin maddeleri üzerinde yapılan tartışmalara devam edildiğini ve sürecin ilerleyen aşamalarında detaylı çalışmaların sürdürüleceğini belirtti. Ayrıca, sektörün gelişimini ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamak adına yeni düzenlemelerin titizlikle incelendiğine vurgu yaptı.
