Bilinmeyen Bir Eşek Arısı Türü Ortaya Çıktı! Şaşırtıcı Üreme Yöntemleri

bilinmeyen-bir-esek-arisi-turu-ortaya-cikti-sasirtici-ureme-yontemleri-jfGWSCI1.jpg

Yeni Bir Eşek Arısı Türü Keşfedildi

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki biyologlardan oluşan bir bilim insanları ekibi, konakçılarını enfekte ederek çoğalan yeni bir eşek arısı türü keşfetti. Bu yeni eşek arısı türünün adı Syntretus perlmani‘dir. İlginç bir şekilde, bu eşek arısının larvası, meyve sineğinin vücudundan çıkmaktadır. Eşek arısının ürkütücü üreme biçimi, Ridley Scott’ın 1979 yapımı bilim kurgu korku klasiği “Alien” filmindeki xenomorph’lara benzetilmiştir.

Üreme Yöntemi ve Görüntüleri

Keşfedilen bu eşek arıları, yumurtalarını meyve sineklerinin vücutlarına bırakıyor. Kuluçka dönemi sona erdiğinde, yavrular konakçı olan sineklerin karınlarından fırlayarak dışarı çıkıyor. Syntretus perlmani adı verilen bu türün dişileri, yumurtalarını bırakmak için derialtı benzeri yumurtlama borularını (eşek arılarındaki iğne) meyve sineğinin karın kısmına sokarak çoğalmaktadır. Yumurtadan çıkan arılar, gelişim sürecini devam ettiren sineklerin içinde büyüyerek onları içeriden yiyerek beslenmektedir.

Keşfin Tesadüfi Olması

Mississippi Eyalet Üniversitesi’nden doktora öğrencisi Logan Moore, bahçesinde topladığı meyve sineklerinin karınlarında bilinmeyen bir tür yaban arısı larvası keşfetti. Moore ve ekibi, bu yeni türü Syntretus perlmani olarak adlandırdı ve gelişim süreçlerini laboratuvar ortamında detaylı bir şekilde inceledi. Bilim insanları, bu arının iğnesiyle yetişkin meyve sineklerinin karnına yumurtalarını bıraktığını gözlemledi.

  • Daha sonra yumurtanın larvaya dönüşerek sineğin karnında yaklaşık 18 gün boyunca kaldığı belirlendi.
  • Konakçı sinek, larva tarafından içeriden yendikten sonra karın kısmından patlayarak larvanın dışarı çıkmasına olanak sağladı.
  • Ardından birkaç saat boyunca çevrede dolaşan arı, koza evresine geçerek 23 gün sonra yetişkin olarak kozadan çıktı.

Bu çalışmanın başyazarı olan biyolog Logan Moore, Live yaptığı bir açıklamada, “O zamanlar bunun gerçek olduğunu düşünmüyorduk.” diyerek bulguların şaşkınlık yarattığını belirtti. Moore, “Belki de bu kadar uzun süre keşfedilmemesinin nedeni, kimsenin bunu beklememesiydi.” ifadelerini kullandı.

Exit mobile version